11. Yılında Bir Klasik: Relapse

Klasiklerle dolu bir diskografi, sadece ilk 3 albümüyle kırılan Guiness rekorları, kategorisindeki kazandığı bütün Grammyler ve olağanüstü satış rakamları… Relapse, bu olağanüstü kariyerin ardından müziği bırakmak bir yana, ölümle burun buruna gelen bir rapçinin portresi aslında. Bugün 11.yılını kutladığımız bu klasik, Eminem’in bağımlılıklarından kurtuluşunun ve hala hayatta oluşunun bir sembolü olarak kusursuz diskografisinin en önemli parçalarından biri. Ben de bu albümün arkasındaki hikayeyi anlatmak ve albümün aslında sadece şarkılardan oluşmadığından bahsetmek istiyorum. Gelin, bir iyileşme sürecine beraber yeniden tanık olalım.

‘Lately I’ve been hard to reach, I’ve been too long on my own. Everybody has a private world where they can be alone. Are you calling me, are you trying to get through, are you reaching out for me, and I’m reaching out for you…’

BENİM ADIM MARSHALL MATHERS VE BEN BİR BAĞIMLIYIM

Bir müzik kariyeri ne kadar iyi olabilirse o kadar iyiydi Eminem’in kariyeri. 2002 yılında kayıt şirketi bünyesine kattığı 50 Cent, 2003 yılında rap tarihinin en büyük debut albümlerinden birine imza atmıştı. Eminem ise ilk üç albümü ile bütün Grammy ödüllerini toplamış, üstüne bir de Lose Yourself ile Akademi Ödülü’ne layık görülmüştü. Ama bunların hepsi 2004 yılında alt üst oldu. Üst seviyeye ulaşan bağımlılığının ve albüm hazırlığındayken önemli üç şarkının sızdırılmasıyla Eminem, 2004 yılında kendi kalitesine göre oldukça başarısız gözüken Encore’u piyasaya sürdü. Albüm ne kadar çok kaliteli şarkıları içinde barındırsa da tam 5 tane şarkı albüm yayınlanmasından sadece günler önce hazırlanmak zorunda kaldı. Bağımlılığı Eminem’i iyi etkilememişti, artık sadece kariyeri değil hayatı da tehlike altındaydı. 2005 yılında çıkacağı Avrupa turnesini iptal etmek zorunda kaldı, acilen rehabilitasyona girmesi gerekiyordu. Yine aynı yıl Eminem kendinde albüm çıkaracak gücü bulamamış ve bir toplama albümle dinleyicilerinin karşısına çıkmıştı. Albümün teklilerinden When I’m Gone’da Eminem şöhretin ve bağımlılığın getirdiği zorlukları ve artık bunu istemediğini açık açık söylüyordu. Rap ve uyku hapı bağımlılığı Eminem’i tüketmişti. Bütün ipler ise 2006 yılında tamamen kopmuştu. Birlikte büyüdüğü, onu Detroit’in karanlık hayatından çekip çıkaran, deyim yerindeyse onu Eminem yapan en yakın arkadaşı Proof vurularak öldürülmüştü. Bu, Eminem’in artık kaldırabileceği son şeydi. Bu nedenle Eminem evine kapanmış ve telefonlarına bile cevap vermez olmuştu. Sahne ismine, Slim Shady’e konu olmuş zayıflığından artık eser yoktu. Bağımlılığı en üst seviyeye ulaşmış ve sesinin bile şeklini değiştirecek kadar kilo almıştı. 2006’nın sonunda yine sadece bir derleme albümle karşımıza çıkmış ve onu yavaş yavaş yok eden bir depresyon sürecine girmişti. 2007’de Eminem’den ses yoktu. Kendi kayıt şirketindeki diğer rapçiler bu yıl Eminem’in bir albüm çıkaracağını söylemişlerdi. Albümün adı King Mathers olacaktı ama albüm hiçbir zaman çıkmadı. Ancak albümden bazı şarkılar 2011 ve 2019 yılında sızdırılınca Eminem’in o zamanlarının hikayesini anlama fırsatı bulduk bizler de. Eminem, Proof’un ölümünü hala sindirememiş ve müziği bırakma kararı almıştı. 8 yıllık bir serüvenin ardından bağımlılığının onu yendiğini kabul ediyordu. Albümün son şarkısı olarak planlanan It’s Been Real’da Eminem ‘Teşekkürler, bütün hepsi gerçekti. Sizi seviyorum ama artık ben bu stresle başa çıkamıyorum.’ şeklinde bir nakarat söylüyordu. Aslında bu bir yardım çığlığıydı ancak biz bunu 2007 yılının sonunda fark edebildik. Eminem aşırı dozdan hastaneye kaldırıldı, Eminem ölüyordu.

‘I yell, but nothing comes out, I’m crying inside, I shout
My vocal cords won’t permit me, I scream, but it’s not aloud.’

Eminem o günü ‘2 saat farkla ölümden döndüm. Doktorlar bütün organlarımın öldüğünü söylemişti.’ şeklinde anlatıyor yıllar sonra. Eğer hastaneye sadece 2 saat geç götürülmüş olsaydı, onun ismi de evinde aşırı dozdan ölü bulunan diğer şarkıcılarla birlikte anılacaktı. Belki Proof’un mirası belki de kızlarının ona olan düşkünlüğü savaşmasının sebebi oldu, Eminem hemen rehabilitasyona girdi. 20 Nisan 2008’de artık bağımlılıklarından tamamen kurtulmuştu. Fazla kilolarından da tamamen kurtulmuş ve artık yeni bir hayata sıfırdan başlamıştı. Aynı yılın 15 Eylül’ünde yazdığı The Way I Am biyografisinin partisinde uzun süre sonra ilk kez I’m Having a Relapse freestyle parçası ile karşımıza çıktı. Ancak şarkıdaki sound bambaşkaydı. Eminem’in sesi yeniden eskisi gibi inceydi ama hiç aşina olmadığımız bir aksan söz konusuydu. 2 Şubat’ta mentoru Dr.Dre ve öğrencisi 50 Cent ile Crack a Bottle adında bir single yayınladı. Şarkıda Eminem yine sound olarak bir başkaydı. Albümün 15 Mayıs 2009’da yayınlanmasıyla ise albümün aslında horrorcore temasıyla hazırlandığını ve aksanın da bunun önemli bir parçası olduğunu öğrenmiş olduk. Eminem, rehabilitasyon sürecinde oldukça fazla sayıda seri katil filmi izlemiş ve hikayesi okumuştu, bu nedenle albümü de bu temada hazırlamaya karar vermişti. Albümün kapağında uyku haplarıyla bir Eminem portresi vardı. Bu uyku haplarıyla olan mücadelesini temsil etmek için planlanmıştı. Aynı şekilde albüm tasarımı da bir ilaç reçetesi şeklinde tasarlanmıştı, her şey son derece anlamlıydı. Eminem yenmişti ve hiç olmadığı kadar hayattaydı. Uzun süren zorlu mücadelenin sonunda Slim Shady, yine aynı müstehcenliği, yine aynı saldırganlığı ve yine aynı zekasıyla bizimleydi.

Eminem bu albümden 11 yıl sonra bile çizgisini bozmadan devam ediyor kariyerine. Relapse ise verdiği bu yaşam mücadelesinin bir sembolü olarak kariyerinin baş köşesinde durmaya devam ediyor. Albümün incelemesini yapmak bana düşmez belki, ben bir müzik eleştirmeni değilim ancak albümü hiç dinlemediyseniz 11. yıldönümü belki dinlemeniz için yeterli bir sebep olur, incelemesini ve eleştirisini de kendiniz yaparsınız.

Herkese sağlıklı günler dilerim, ellerinizi yıkamayı da unutmayın sakın.

‘If I’da made it to the hospital less than 2 hours later, but I fought it and came back like a boomerang on ’em, now a new day is dawnin’.’

DİPNOT: Buraya Eminem’in 2006-2009 yılında bağımlılık sırasındaki fotoğraflarından iki tanesini bırakıyorum. Eğer okuyanlar arasında bu tarz bir bağımlılık mücadelesi veren varsa, umarım bu yazı ve bu fotoğraflar da onun için birer motivasyon kaynağı olur. Umarım siz de kendi savaşınızı yenersiniz.