Anafor: Zamanın ötesinden haykırışlar!

Beynimde bir bağırış,

Kalbimde bir dağ.

Duyulamayan yankılanış,

Bir ben duyarım.

Sesler atladıkça çağ,

Kaç asır geçer bu anaforda?

Ruhumda aklar,

Gürleyen ağız kaç karış?

Ve açıldı anafor,

İşte yirmibirinci yüzyılda son facia.

Habersizlik, sağırlık,

Kainatı gölgeli bir sarış.

Uçuyor Nuh’un gemisi,

Semada bir macera.

On beş yıllık kapta, taşacak on beş asır,

Bin oksijen, iki bin hidrojen,

Sürüklenen sel sel dağılış.

Kendini aşan bir enerji,

Gelgitlere dayalı bir mecra.

Anaforda son durağım,

Geçmişten geleceğe çağırış.

Zaman sabitesi, tekerrür asimilesi,

Kehanet uydurunca kahin,

Kör bakınca şahin.

İşte sırların tercümesi,

Bu kalemimde ki icra.