Anarşizm

Anarşizm Nedir?

Anarşizm, otorite ve iktidarın, “özellikle politik iktidarın” gerekçelendirilmesine kuşkuyla bakan politik bir duruştur. Anarşizm genellikle bireysel özgürlüğün önemi hakkındaki ahlaki iddialara dayanır. Anarşistler ayrıca zorlayıcı olmayan bir fikir birliği inşa etme idealine dayanan pozitif bir insan gelişimi teorisi sunarlar.

Anarşizm bugüne kadar, ütopik topluluklar, radikal ve devrimci siyasi gündemler ve çeşitli doğrudan eylem biçimleri oluşturmaya yönelik pratik çabalara ilham verdi. Bu yaptığım giriş öncelikle “Felsefi anarşizmi” tanımlıyor. Fakat bizim Anarşizme bir siyasi aktivizm biçimi olarak değil teorik bir fikir olarak odaklanmamız gerekiyor. Felsefi anarşizm şüpheci bir politik meşrulaştırma teorisini tanımlarken, anarşizm aynı zamanda felsefi ve edebi teoride bir tür temelcilik karşıtlığını tanımlamak için kullanılan bir kavramdır.

Anarşizm Çeşitleri

Anarşizmin çeşitli biçimleri vardır. Bu çeşitliliği birleştirecek olursak ortak noktaları, merkezi, hiyerarşik güç ve otoritenin genel eleştirisidir. Otorite, merkezileşme ve hiyerarşinin çeşitli şekillerde ve farklı söylemlerde, kurumlarda ve uygulamalarda ortaya çıktığı düşünüldüğünde, anarşist eleştirinin çeşitli şekillerde uygulanması şaşırtıcı değildir. (Ki bunu dördüncü bölümde göreceğiz)

Bugün sizlere yazımda aktaracağım bazı Anarşizm Çeşitleri:

  1. Siyasi Anarşizm
  2. Dini Anarşizm
  3. Teorik Anarşizm
  4. Uygulamalı Anarşizm

 

1.Siyasi Anarşizm

Anarşizm kelimesi, ilk ilke, temel veya yönetici güç anlamına gelen Yunanca “arche” kelimesinden türemiştir. Anarşi bu nedenle hiç kimse tarafından veya kural dışı bir şekilde yönetilmez. Bazıları, iyimser bir hedef olan oy birliğiyle, herkes tarafından bir kural olduğunda iktidarsızlığın gerçekleşebileceğini iddia eder. (Depuis-Déri 2010) Ama bunun pek yaygın olduğu söylenemez.

Politik anarşistler, eleştirilerini devlet iktidarına odaklayarak, merkezi, tekelci, zorlayıcı gücü gayri meşru olarak görürler. Bu tarz Anarşistler bu nedenle “devleti” eleştirirler. Bakunin, Devlet ve Anarşi kitabında şöyle der:
“Bir Devlet varsa, bir sınıfın diğeri tarafından tahakküm altına alınması ve bunun sonucunda da kölelik olması gerekir; Köleliksiz bir devlet düşünülemez, bu yüzden Devletin düşmanıyız.”
Daha yeni bir örnek;
“Devletler suç örgütüdür. Sadece açıkça totaliter veya baskıcı olanlar değil, tüm devletler.”(Gerard Casey, “Liberter Anarşi: Devlete Karşı” kitabı, 2012).
Bu tür kapsamlı genellemeleri desteklemek zordur. Dolayısıyla, siyaset felsefesi olarak anarşizm özgüllük sorunuyla karşı karşıyadır. Devletler çeşitli şekillerde örgütlenmiştir. Siyasi güç monolitik değildir. Egemenlik, iktidar bölünmelerini ve dağılımlarını içeren karmaşık bir konudur. Dahası, belirli bir anarşistin eleştirisinin tarihsel ve ideolojik bağlamı, politik anarşistin eleştirisinin içeriğinde bir fark yaratır.

Örneğin Bakunin, öncelikle Marksist ve Hegelci bir devlet görüşüne karşı yanıt veriyor, eleştirisini küresel sosyalist hareketin içinden sunuyordu.

Gerard Casey ise kitaplarını 21. yüzyılda liberalizm ve küreselleşme çağında yazıyor ve eleştirisini çağdaş liberteryenizm hareketi içinden sunuyor.

Bazı anarşistler geniş genellemeler yaparlar. Bazıları ise, belirli bir siyasi iktidarın yerelleştirilmiş bir eleştirisini. Anarşizmi anlamak isteyenler süregelen bir meydan okuma olduğunu düşünmeliler. Tarihsel ve ideolojik olarak farklı yaklaşımların genel anarşist şemsiyenin altına ne kadar uyduğunu anlamak Anarşizm’i anlamımıza olanak sağlar.

 

2.Dini Anarşizm

Anarşist eleştiri, politik olmayan merkezileşme ve otoritenin reddine doğru genişletildi. Bakunin, hem Tanrı’ya hem de Devlete karşı tartışarak eleştirisini dini de kapsayacak şekilde genişletti. Bakunin, Tanrı’yı ​​da reddetti ve “Tanrı ve Devlet” kitabındaki ünlü sözünde şöyle dedi:
“Tanrı gerçekten var olsaydı, onu ortadan kaldırmamız gerekirdi”
Bununla birlikte, dini ciddiye alan bir bakış açısından siyasi otoriteyi eleştiren anarşizmin dini versiyonları da vardır. Rapp (2012), anarşizmin Taoizm’de nasıl bulunabileceğini göstermiştir. Ve Ramnath (2011) İslami Sufizmde, Hindu hareketlerinde, Sihizmin kast karşıtı çabalarında ve Budizm’de anarşist konuları tanımlamıştır.

Hristiyan anarşist teolojisi, Tanrının krallığının herhangi bir insan yapı veya düzen ilkesinin ötesinde olduğunu düşünür. Hristiyan anarşistler, dini ve siyasi iktidarın din karşıtı bir eleştirisini sunarlar. Hatta Tolstoy “Tanrının Krallığı Yüreğinizdedir” kitabında, etkili bir örnek sunarak Hristiyanların siyasi güce itaat etmeme ve siyasi otoriteye bağlılık yemini etmeyi reddetme görevleri olduğunu iddia eder.

Hristiyan anarşistler, devletin yapılarından ayrı yaşadıkları ayrılıkçı topluluklar kuracak kadar ileri gitmişlerdir. Kayda değer örnekler arasında William Garrison ve Adin Ballou gibi isimler sayılabilir. Bu Anarşistlerin özellikle Tolstoy üzerinde büyük bir etkisi olmuştur.

 

3.Teorik Anarşizm

Teorik anarşizm’in bir örneğini sunan Paul Feyerabend’in “Yönteme Karşı” kitabında etkili bir örnek sunar:
“Bilim, özünde anarşik bir girişimdir: teorik anarşizm, kanun ve düzen alternatiflerinden daha insancıldır ve ilerlemeyi teşvik etme olasılığı daha yüksektir.”
Onun dediği, bilimin hiyerarşik olarak empoze edilen ilkeler ve takip eden katı kurallarla sınırlandırılmaması gerektiğidir.

Geleneksel anarşistler, esas olarak, devletin ortadan kaldırılmasına yol açan sürekli ve odaklanmış politik aktivizmle ilgileniyorlardı. Post-anarşizm ile geleneksel anarşizm arasındaki fark, ahlak alanında görülebilir. Anarşizm geleneksel olarak merkezileştirilmiş ahlaki otoriteyi eleştirmiştir ancak bu eleştiri genellikle özerklik veya özgürlük gibi temel ilkelere ve geleneksel değerlere dayanıyor.

 

4.Uygulamalı Anarşizm

Anarşist otorite eleştirisinin sağladığı geniş eleştirel çerçeve, sosyal eleştiri için yararlı bir teori veya metodoloji sağlamış oldu. Daha yeni zamanlarda, anarşizm cinsiyet hiyerarşilerini, ırksal hiyerarşileri, doğa üzerindeki insan egemenliğinin bir eleştirisi gibi birçok konuda kullanıldı.

2015 yılında Anthony J.Nocella II, Erika Cudworth, Richard J. White isimli 3 kişinin “Anarşizm ve Hayvan Kurtuluşu: Tam Kurtuluşun Tamamlayıcı Unsurları Üzerine Denemeler” kitabında geçen ifade anarşizm üzerine oluşan fikirleri özetler nitelikte.
“Anarşizm, ırkçılık, güçsüzlük, cinsiyetçilik, anti-LGBT, yaşçılık, boyutçuluk, hükümet, rekabet, kapitalizm, sömürgecilik, emperyalizm ve cezalandırıcı adalet gibi tüm tahakküm ve baskı sistemlerine karşı çıkan ve doğrudan demokrasiyi ve işbirliğini teşvik eden sosyo-politik bir teoridir. karşılıklı bağımlılık, karşılıklı yardımlaşma, çeşitlilik, barış, dönüştürücü adalet ve eşitlik arzular.”
Tam bir anarşizm böylelikle hiyerarşi, tahakküm, merkezileştirme ve gerekçesiz otorite kokan her şeye ve her şeye yönelik bir eleştiri sunacaktır.

Bu tür bir görüş göz önüne alındığında, anarşizmin sıklıkla geleneksel etik norm ve ilkelerin radikal bir eleştirisini de içerdiğini görmek kolaydır. Dolayısıyla, radikal etik anarşizm, burjuva anarşizmi olarak adlandırabileceğimiz şeyle (geleneksel sosyal normları bozmaya çalışan radikal anarşizm ve böyle bir bozulma peşinde olmayan devletten özgürlük arayan burjuva anarşizmi ile) karşılaştırılabilir. Ve bazıları anarşistlerin son derece etik olduklarını “Özgürlüğe ve dayanışmaya bağlı olduklarını” iddia etseler de, başkaları anarşistlerin ahlakı tamamen reddeden veya en azından tek bir ahlaki otorite kaynağı olabileceği fikrini reddeden ahlaki nihilistler olduğunu iddia edeceklerdir.

 

Sonuç:

Anarşizm, geleneksel siyasete karşıdır; devletsizlik ve şiddetsizlik temel ilkeleridir. Klasik anarşizmde parlamento sahte bir kurumdur, halkın iktidarı değildir, bu yüzden oy vermemek gerekir. Devlet, doğası gereği kötüdür. Partiler düzenin elemanlarıdır.

Anarşizm değil anarşizmler vardır. Ortak özellikleri bütünsellikten yoksunluk, anti dogmatizm, devrimcilik ve birey özgürlüğüdür. Bireyci anarşizmde devlet yoktur, vergi yoktur, askerlik yoktur, polis yoktur, kanun yoktur, bütün kolektiviteler yoktur ve sonunda toplum yoktur. Siyasi, Dini, Toplumsal konularda birbirinden farklı olan anarşizm temelinde “Baş kaldırış” olarak özetlenebilir.