Ben Kimim ?

Kimim ben?

Bazı zamanlar kaybolma hissi sarıverir vücudumun her bir zerresini. Yaşamın kaynağının durağanlık olmadığı, sürekli aktığı belki de bunun en muhtemel kanıtıdır. İlk zamanlar kaybolma hissi bana adeta başka bir pencereden bakma mucizesi verirdi. Her seferinde kendimi bu pencerelerden bakmaktan alıkoyamazdım.

Kayboluşlar arttı.

Artık kendimi kayboluşların bir ürünü olarak görmeye başladım. İşte ben bu tragedyanın tam bir hayranıydım.

Zihnimde kurduğum fikirlerin günden güne anlamlarının, tanımlarının değiştiğini görmek ben olmanın yükünü bindirmişti omzuma. Bunca tanımın, anlamın, kelimenin hatta duyguların arasında kaybolmak sanırım bilinçaltımın en güzel oyunlarından biriydi.

Neyim ben? Sonunda ben olmak ne demenin cevabını alabilme ödüllü bir labirent miyim?

Felsefenin şimdiye süregelişin kaynaklarından biri olan bu sorunsalın içinden çıkmak için çabalayan bir yaşam formu muyum?

Kimim ben?

İlerlemekten hiçbir zaman korkmayan, fakat her bir yalpalanmada geçmişe bakan bir çelişki üstadı mıyım? Geçmiş, ilerlemene yön veren bir köprü gibi olması yanında, seni bırakmayan her daim zihninde yer edinmiş dogmalar bütünü olarak da çıkabilir. Beni şimdiye getiren seçimlerim bu ikilemdeki yerini çoktan belirlemişti bile. Kayboluşlarımın çıkış noktasının, bildiğimi sandığım değerlerin, yargıların, inanışların, her bir bilgi zerresinin tek tek yıkılması olduğunu bilemezdim.

Neyim ben? Seçimlerimin birer ürünü müyüm?

Artık bir şeylerin zorunluluğu yok üstümde. Sıradan olmak, hayatı kendi tarafınca yaşamak bu karmaşadan payıma aldığım en güzel şeylerden biridir. Birilerinin hayatında etkin bir rol oynamanın ne yorucu bir şey olduğunu kendime kim olduğumu sormakla anladım diyebilmenin sevinci içindeyim.

Hakikaten, kimim ben?

Yaşadığımız toplumsal sistemin getirdiği rekabet beraberinde bizi biz yapan duygularımızı götürmüştür. Artık sevgi vermek değil almaktır, artık mutluluk aranması gereken bir şeydir, artık üzüntü bir başkası görsün diye yapılan eyleme dönüşmüştür. Bu durumların bu kalıplara dönüştüğünü bilmekle ben olmanın ne demek olduğunu mu anlıyorum?

Neyim ben? Düzene karşı meydana gelmiş bir tepki miyim?

Ben, karmaşa çokluğunun içindeki tekilliğim. Ben, her şeyin içindeki hiçbir şeyin toplamıyım. Yaşam ve ölüm arasında kalan ölçütün bir bileşeniyim.

Peki, sen kimsin?