BİR MESAJ ALINDI

31 Aralık gecesi en afili kostümünü giyen 2021, kuliste son hazırlıklarını yapıyordu. Havalı saçları, makyajı ve yeni bir başlangıç enerjisiyle ışıl ışıl parlıyordu.

Kendi sırası yaklaştıkça heyecandan kalp ritmi yükselirken beklenmedik şekilde kapısı açıldı. Cılız, saçı başı dağılmış bir hırpani, içeriye daldı. Ne olduğunu anlayamayan 2021, odadaki koltuğa kendini bırakan bu davetsiz misafire bakakaldı. Sonra da merakla, “Sen de kimsin?” diye sordu. İç geçirip cevapladı hayli bitkin görünen misafir, “Tanıyamadın değil mi? Ben 2020’yim.” Aldığı cevap karşısında şok olan 2021’in gözleri yuvalarından fırlayacak gibi oldu. Öncelini bu denli yıpranmış vaziyette görmeyi beklemediği besbelliydi.. Biraz şaşkın, biraz da acıyarak konuşmaya devam etti, “Sana ne olmuş böyle? Seni böyle görmeyi beklemiyordum…” Acı acı gülümseyen 2020, duvardaki saate kaydırdı yorgun bakışlarını. Saatin 23.59 olduğunu görünce içini dökmeden gitmemeye karar verdi. “Dinle…” dedi ve anlatmaya başladı:

“Neler olmadı ki! Her an lanet okundu bana, uğursuz sayıldım. Git artık, bit artık diyerek günah keçisi ilan ettiler beni. Ben sahnedeyken afetler, hastalıklar, savaşlar, kazalar, cinayetler eksik olmamış. Afetler yaşandı, evet. Ama çürük binaları, dere yataklarına kurulan yerleşim yerlerini ben inşa etmedim. Savaşlar, çatışmalar, cinayetler yine insanoğlunun vahşetinden, açgözlülüğünden doğmadı mı? Hastalık için de beni suçluyorlar inanabiliyor musun? Hastalığı, tüm dünyayı kasıp kavuran bir salgına dönüştüren ihmalkarlıkta nasıl bir dahlim olabilir? Sonra evlerine kapandılar, sıkıldık diyerek bana bela okumayı sürdürdüler. Halbuki bu eve kapanış, kendileriyle yüzleşmeleri ve yitirdikleri içsel değerlerini gözden geçirmeleri için büyük fırsattı. Aynı zamanda dünyanın yalnız kendilerine ait olmadığını, doğal dengeyi bozanın, tabiatın en büyük zararlısının yine kendileri olduğunu idrak edebilmeleri adına bir dersti. İnsanoğlunun kendi elleriyle yazdığı senaryoyu 365 gün boyunca onlara izlettim ben. Ortaya kötü manzaralar çıkmışsa, bunları görmeyi tercih ettikleri içindi. Ama her zamanki aymazlıklarıyla sorumluluk alamayan insanlar, beni linç ederek vicdan muhasebesinden kaçmayı yeğledi. Durum bu. Her neyse, artık sahne senin 2021.” deyip ayağa kalktı. Dostane bir tavırla elini 2021’in omzuna attı. Yüzünde beliren alaycı gülüşle son sözünü söyledi, “Ben gidince her şeyin mükemmel olacağını söyleyen aklı evvellere sevgilerimi ilet…”

Halef ve selef kucaklaşıp vedalaştılar. 2021’i sahneye uğurlayan 2020, oracıkta son nefesini verip takvim çöplüğüne gömüldü… 2021’i heyecanla bekleyenlerin, kendisine neler edeceği ise şimdilik müphemdi.