Bit Artık 2020 (?)

Tüm dünyadaki herkesle birlikte hayatlarımızı altüst eden sürecin başlamasının üzerinden tamı tamına dokuz ay geçti. Öncesinde de kötü şeyler yaşadık, birçoğuna alışık olduğumuz için sadece öğrendiğimiz anda şaşırıp geçiştirdik, bazılarına ise sonuç elde edemeyeceğimizi bile bile tepki gösterdik, sesimizi çıkardık. Üstesinden gelmeye çalıştık birçok şeyin… Ama bizi etkisi altına alan bu son durum, daha önce yaşadığımız hiçbir şeye benzemiyordu.

Bazılarımız krizi fırsata çevirme konusunda ustaydı ya da psikolojik olarak çok güçlülerdi ve kendilerini geliştirmeye odaklandılar. Bazılarımızın ise adaptasyon süreci çok daha uzun sürdü, belki de hala bitmedi ki insan olduğumuz düşünülürse bu gayet normaldi. Kimileri deniz kenarındaki villalarından “Evde Kal” paylaşımları yaptı. Kimileri ise o kadar şanslı değildi, hayatlarına devam etmek için çalışmaları gerekiyordu, günlerce evde kalamazlardı.

Hepimizin hayat mücadelesi, zorluk seviyesi artmış bir şekilde devam ederken yıl sonuna yaklaştık. Her sene olduğu gibi bu sene de yeni yıl heyecanına kapıldık. Alıştığımız şekilde kutlayamasak bile içimizde küçük de olsa bir heyecan doğdu belki de. Sonuçta insan olmanın getirdiği kaçınılmaz şeylerden biri de en kötü zamanlarda bile bir umut kırıntısına sahip olmaktı. Yine her sene olduğu gibi, bu sene de geride bırakacağımız yılı suçladık başımıza gelenlerden ve dedik ki: “Bit artık 2020!”

Peki sorun gerçekten 12 ay toplamında mıydı? 2017, 2018, 2019, … Hepsine de “Bit artık” dedik. Yeni bir yıl, bembeyaz bir sayfaya başlıyormuşuz gibi hissettirdi belki de. Ama geriye dönüp baktığımızda hep daha kötüye gitmedik mi tam tersi olması gerekirken? Kadın cinayetleri, çocuk istismarları, hayvana şiddet, aile içi şiddet, iş yerinde, sokakta, okulda… Daha da artarak devam etti. Her yeni haberde şok olduk, yıkıldık, ses çıkardık. Unuttuk. Unutmamız gerekti, yüzlerce felaketin hepsini hatırımızda tutsak sağlığımızdan olurduk. Tüm bunlar yetmedi, birbirimize verdiğimiz zararlar az geldi, içinde yaşamaya mecbur olduğumuz dünyayı da mahvettik. Sonra dünya bizden intikam almak isteyince durumu kabullenemedik ve yeni yıla girmenin bizi bütün dertlerimizden kurtaracağını sandık. Tek bir rakam, her şeye yeniden başlama şansı verecek sandık. Sahiden öyle mi peki?

2021 ile birlikte her şey daha iyiye mi gidecek yoksa çok daha kötü şeyler mi bekliyor, bilinmez. Ama başımıza gelenlerin sorumlusu 2020 değil, sadece bizleriz. Belki de geride bırakacağımız bu yıl, bizleri kendimizle fazlasıyla baş başa bırakarak farkındalığımızı arttırma konusunda faydalı bile olmuştur.

Eğer yeni yıla girmek düşündüğümüz gibi gerçekten bembeyaz bir sayfa açmak ise kendimize ve çevremize eskisinden daha yararlı olmamız ve hatalarımızı düzeltmemiz için bir şans da yaratabilir. Hep birlikte daha güzel günler yaşama umuduyla, herkese şimdiden mutlu yıllar…