Çocuğunu gerçekten okula mı göndereceksin?

12 senemizi ilkokul ortaokul ve liseye harcadık. Hepimiz. Hafta sonlarını, tatilleri falanları filanları çıkarırsak yılda ortalama 200 gün okula gittik. Her gün için sekiz saat. 1600 saat yapar yılda. 12 yılda ise 19. 200 saat. Sırf bununla da kalmıyor. Gidip gelirken harcadığımız yol, üzerine bir de dershane var, tabi ayrıca evde ayrı çalışmamız lazım. Hayatımızın çok büyük bir kısmını okula harcadık. Peki ne elde ettik? Üniversite kazandık. Başka?

Binlerce saatini okula harcayan çocukların kaçı Dostoyevski’yi okudu? Kaçı bir müzik aleti çalmayı öğrenebildi? Kaçı hayallerini gerçekleştirebilmek için bir adım atmaya cesaret edebildi? Hatta bu çocuklardan kaçı hayal kurabildi?

10 bin saat kuralını bilenler vardır belki aranızda. Kısaca bahsetmem gerekirse bir işte ustalaşmak için o işe 10 bin saat harcamanız gerekmektedir. Yani resim alanında Picasso’yla yarışmak istiyorsanız en az 10 bin saat bu işle uğraşmanız lazım. Magnus Carlsen gibi satranç mı oynamak istiyorsunuz? 10 bin saat satrançla ilgileneceksiniz. Sadece oynamak değil, düşünmek, okumak satrancı alakadar eden her şey giriyor bu 10 bin saatin içine. Biz 20 bin saat hatta çok daha fazlasını okul için harcadık. Ve elimize sadece bir üniversitenin öğrenci belgesi geçti. İki farklı alanda dünyanın en iyileriyle aşık atabileceğimiz yere bununla yetindik. Bununla yetinmeye zorlandık. Çünkü sistem bizi buna zorladı.

Aslında sistemin tek istediği neydi biliyor musunuz? Dışarıda başımız boş dolaşmayalım. Çünkü milyonlarca insanın eline uğraşacak bir şey vermezlerse çoğunun suça bulaşacağından korktular. Doğru, belki çoğumuz bunu yapacaktık. Ama evlerinde yeni yazılımlar geliştirecek binlerce insan da olacaktı. Yeni Picassolar çıkacaktı ortaya. Ama bu çocuklar düzen sağlansın diye diferansiyel problemleriyle uğraştılar. Bir havuzun ne kadar sürede dolacağı üzerine saatler harcadı belki de Beethoven’dan daha iyi besteler yapabilecek çocuklar. Kimseye ilgi alanı sorulmadı. Ezber yapmaya harcadık en değerli vakitlerimizi. Gelecekte aç kalmamak için, bir işim olsun diye (ki onu bile torpilimiz yoksa kolay kolay elde edemeyeceğiz) ömürlerimizi harcadık. Günde 10 saat çalışıp, yorgun argın eve gelip uyumak ve düzeni bozmamak için hayallerimizden vazgeçtik.

Aramızda bazılarımız gerçekten hayallerindeki meslek için okuyorlar. Kendimden örnek vermem gerekirse savcı olmak ve suçla mücadele etmek istiyorum ama ben neden logaritmik denklemleri çözmeyi biliyorum? Bunu öğrenmek için neden zamanımı harcamam gerekiyordu? Hayatım boyunca hiç bir yerde kullanmayacağım bu bilgileri. Bunları öğrenmek yerine kendimi geliştirmek için neler yapabilirdim, yapabilirdik?

Bizden hayallerimizi aldılar ve bunu beceriksiz oldukları için değil bizden korktukları için yaptılar. Bunu unutmayın.Çocuğunuzun iş bulamamasından korkabilirsiniz bu konuda korkmakta haklısınız da. Ama çocuğunuzun yeteneklerini kullanamamasından, tam potansiyeline ulaşamamasından daha fazla korkmalısınız.

Çocuklarınızı bu sisteme dahil etmeden önce iki kere düşünün!