Düşünce Deneyi

Düşünce deneyleri temelde hayal gücünün araçlarıdır. Eğlence, eğitim, kavramsal analiz, keşif, hipotez kurma, teori seçimi, teori uygulaması vb. Gibi çeşitli amaçlar için kullanılırlar. Bazı uygulamalar diğerlerinden daha tartışmalıdır. Karmaşık durumları veya eğitim bağlamlarında kullanılanları göstermeye hizmet eden düşünce deneylerine çok az kişi itiraz edebilir. Bununla birlikte, gerçekliği araştırmak için hayali senaryoların benimsenmesi açısından durum farklıdır (çok genel olarak elektronlar, tablolar, yağmur, inançlar, ahlaki değerler, insanlar, sayılar, evrenler ve hatta ilahi varlıklar gibi şeyleri içerecek şekilde düşünülmüştür).

Felsefi söylemin içinde ve dışında ilginin çoğunu çeken şey, düşünce deneylerinin bu kullanımıdır. Burada önemli olan, hayal gücünün doğası, açıklamanın aksine anlamanın önemidir. İnsan bilişinde sezginin rolü ve kurgu ile gerçek arasındaki ilişki gibi diğer birçok merkezi felsefi konu ile örtüşmeye çalışır. Dahası, düşünce deneyleri iki önemli açıdan disiplinler arasındadır.

Birincisi, sadece filozoflar onları bir konu olarak ele almakla kalmaz, aynı zamanda tarihçiler, bilişsel bilimciler, psikologlar vb. de ele alır. İkincisi, biyoloji, ekonomi, tarih, matematik, felsefe ve fizik dahil birçok disiplinde bulunabilirler.

Çoğu zaman, düşünce deneyleri anlatı biçiminde, sıklıkla diyagramlarla iletilir. Bir yandan düşünce deneylerinde öne çıkan hayali senaryoları, diğer yandan insanların zihninde senaryoları kuran anlatıları birbirinden ayırmak önemlidir. Bir senaryo hayal edildiğinde, kendi başına bir yaşamı üstlenebilir ve bu, iyi bir düşünce deneyinin yaratıcı gücünü kısmen açıklar. Deneysel sonuçlar, hayali bir senaryonun tartışmasını başlatan anlatının gerçekte tersine koşan sonuçlar elde edebilir. Ayrıca düşünce deneyleri, deneyleri düşünmekten, sadece hayal gücü dışında yapılacak deneyleri hayal etmekten ve bazı örtüşmeler olsa da düşüncelerle yapılan psikolojik deneylerden ayırt edilmelidir.

Felsefe özünde düşünce deneyleri ile başlamıştır. Geçmiş filozoflar bilim olmadan önce sadece sezgisel yani düşünsel deneyler yapmışlardır. Tarihte bununla alakalı yüzlerce örnek verilebilir.

Düşünce deneyinin ne olduğunu anladığımıza göre bugün Cosmos belgeselinin 13.bölümünde geçen bir düşünce deneyini sorgulamanızı isteyeceğim, benim ilk izlediğimde epey sorgulamamı sağlayan bu sahne eminim sizi de tuhaf hissettirecektir… Videodaki kısmın yazılı metnini yazıp gönderinin üstüne de bahsettiğim videoyu koydum. Dilerseniz okuyun, dilerseniz izleyin. Keyifli sorgulamalar.

“Bu laboratuvarda yapılması gereken deneylerden değil. Kafanızın içinde yapabilirsiniz. Adına “düşünce deneyi” deniyor. Bir Yıldız seçin, Samanyolu Galaksisindeki yüzlerce milyar yıldızdan herhangi birini. Bilinen evrendeki yüz milyar galaksiden birindeki… Rastgele bir tane seçmiş olun. Seçtiğiniz yıldızın yörüngesinde düzinelerce gezegen ve uydu vardır. Diyelim ki bunlardan birinde akıllı bir tür yaşıyor. Bu gezegendeki on milyon yaşam türünden biri ve bu türün bir alt kümesi her şeyi çözdüklerine inanıyor. Dünyaları evrenin merkezinde bulunuyor ve evren onlar için yaratılmış. Böylece bilmeleri gereken her şeyi bilmiş oluyorlar. Bilgileri tamamlanmış. Onların bu iddialarını ne kadar ciddiye alırdınız?

Atalarımız, evrenin onlar için yaratıldığına inanırlardı. Merkezde bulunduğumuz çıkarımını yapmak gayet doğaldı. Nitekim, Güneş ve yıldızlar etrafımızda dönüyor gibi görünür. Hala Güneş’in “doğuşundan” bahsederiz. Dilimiz, efsanelerimiz ve rüyalarımızın altyapısı Bilim öncesi çağdan gelir.”