Empati Üzerine

Nedir bu empati? Empati tıpkı sevme gibi bir sanattır. İnsan zihinleri arasındaki etkileşimin dilidir en güzel tabiriyle. Gündelik yaşam tabiriyle bir yer değiştirmenin aksine çok daha zorlu bir iştir. Farklı bir insandan diğer farklı bir insana açılan pencere gibidir. Onun yaşadığı yoğun duygu durumlarını içselleştirmek, bunu yaparken de en önemlisi herhangi bir yargıda bulunmamaktır empati. Empatinin en temel besin kaynağıdır anlama yetisi. Araştırmalara göre bu anlama yetisi çocukluktan itibaren ayna nöronlarıyla beraber gelişmektedir.

Peki bir insanı nasıl anlarız? Aslında bunun yanıtı kolay olduğu gibi bir o kadar da zordur. Pek çok insan bunu yaparken karşıdaki insanın okuduğu kitaplara, dinlediği müziklere, evinin düzenine gibi pek çok durumla karmaşıklaştırır. Halbuki bunlar yanıltıcı olabilme algısına sahiptir. Fakat onun, kendisiyle bir çıkarı olmayan herhangi bir varlığa karşı olan davranış biçimi kendisini anlamlandırmamızda çok sağlam bir kaynaktır. Koskoca bir anlama meselesi bu kadardır işte. Bunun bu zamana kadar beni yanılttığını hiç görmedim.

Bu kavramda beni en çok etkileyen şey hiç tecrübe edinmemiş olduğum bir durumda empati yapabilmem mümkün müdür? Şunu fark ettim ki o durumu daha önce deneyimlememiş olsam bile etkileşim kurduğum insan ile benim deneyimleme arzum, ona baktığım pencereden kendini empati olarak göstermiştir. Bu sanat her bir insanın anlaması bir yana kavrayabileceği bir durum değildir.

Hayatta bazı şeyleri özenli bir olgunlukla atlatıp, birisi sana ters bir şey dediğinde reaksiyon vermeyi bir kenara bırakarak bunun nedenlerini anlamaya çalışmaktır empati. E tabi, bu herkesin harcı olacak şey değildir.

Zor… Çok zor… Bunu yapabilmek beraberinde insan olmanın ne demek olduğunu ve beraberinde insan kalmanın ne denli önemli bir şey olduğunu gösteriverir.

Empatiyi bir varlığa benzetecek olsam bu kesinlikle ceviz olurdu. Kabuğunu kırmazsan içindeki güzelliği göremezsin. Kendi zihninden bir başka zihne bakabilmek için önce kendi yargılarını kırmalısın ki sözcükleri benzeyen fakat yoğunluğu çok başka olan bir pencereden bakabilesin o güzel manzaraya.

Her insan birer hazinedir. Sadece keşfedilmeyi bekler.

Felsefenin doğasında nasıl hayret uyandıran bir merak duygusu varsa; empatinin de doğasında meraktan doğan anlama ve anlamlandırma çabası vardır.

Bencilliğe karşı ayaklanan bir kavramdır empati zannımca. Bu kadar çoklu duyguların olduğu karmaşık ama bir o kadar yüce olduğu bir ortamda bir olabilmektir.

İnsan, karşısındaki varlığı anlayabildiği ölçüde insandır. Empati bu konuda şunu gösterir ki, insan olmanın ölçüsü, ölçüsüz olmasıdır.