Evrim Hakkında Sıkça Sorulan Sorular – 1

1. Evrim nedir?

Biyolojik evrim, bir popülasyonda zaman içinde meydana gelen birikmiş değişiklikleri ifade eder. Bu değişiklikler, organizmaların genlerinin üreme sırasında farklı şekillerde mutasyona uğraması ve/veya yeniden birleşmesiyle genetik düzeyde üretilir ve gelecek nesillere aktarılır. Bazen bireyler, yerel çevrelerinde onlara hayatta kalma ve üreme avantajı sağlayan yeni özellikler miras alırlar; bu özellikler popülasyonda sıklıkta artış eğilimi gösterirken, dezavantajlı olanların sıklığı azalır. Bu hayatta kalma ve üreme süreci, doğal seçilim olarak bilinir. Egzersiz ve diyete bağlı olarak kas kütlesindeki artışlar gibi organizmanın yaşam süresi boyunca meydana gelen değişimler ise genetik olmayan ve bir sonraki nesle aktarılmayacak değişiklikler olarak adlandırılabilir.

2. Evrim sadece kanıtlanmamış bir teori değil mi?

Bilimde bir teori, dünyanın gözlemlenebilir ve kaydedilmiş yönlerini açıklayan, titizlikle test edilmiş genel ilkelerin ifadesidir. Bu nedenle bilimsel bir teori, “gerçekleri” birbirine bağlayan daha yüksek bir anlayış düzeyini tanımlar. Bilimsel bir teori, yanlış olduğu kanıtlanana kadar durur asla doğruluğu kanıtlanmaz. Darwinci evrim teorisi, zaman sınavına ve binlerce bilimsel deneye dayanmıştır; Darwin’in 150 yıldan daha uzun bir süre önce iddiayı ortaya attığından bu yana hiçbir şey onu çürütememiştir. Hatta fizik, jeoloji, kimya ve moleküler biyoloji de dahil olmak üzere bir dizi bilimsel disiplindeki pek çok bilimsel ilerleme, evrim teorisini Darwin’in hayal edebileceğinin çok ötesinde destekledi, rafine etti ve genişletti. Halk dilindeki Teori ile Bilimsel anlamdaki Teori anlamlarını gözden geçirmeliyiz.

3. Tüm türler birbiriyle ilişkili mi?

Evet. Tıpkı hayat ağacının gösterdiği gibi, hem yaşayan hem de soyu tükenmiş tüm organizmalar birbiriyle ilişkilidir. Ağacın her dalı bir türü temsil eder ve bir türü diğerinden ayıran her çatal, bu türler tarafından paylaşılan ortak atayı temsil eder. Ağacın sayısız çatalı ve geniş dalları, türler arasındaki ilişkinin büyük ölçüde değiştiğini açıkça gösterirken, her tür çiftinin evrim tarihinin bir noktasından itibaren ortak bir atayı paylaştığını görmek de kolaydır. Örneğin bilim insanları, insanlar ve şempanzeler tarafından paylaşılan ortak atanın yaklaşık 5 ila 8 milyon yıl önce yaşadığını tahmin ediyor. İnsanlar ve bakteriler açıkça çok daha uzak bir ortak atayı paylaşıyorlar. Bu şu anlama geliyor, tek hücreli organizmalarla olan ilişkimiz şempanzelerle olan kuzen ilişkimizden daha az gerçek değil.

DNA analizleri, insanların primat kuzenleriyle tek hücreli organizmalarla paylaştığından çok daha fazla genetik materyali paylaşmasına rağmen, bakterilerle ortak olan 200’den fazla gene sahip olduğumuzu gösteriyor. Organizmaları akraba olarak tanımlamanın, bu organizmalardan birinin diğerinin atası olduğu veya bu nedenle herhangi bir canlı türünün diğer herhangi bir canlı türünün atası olduğu anlamına gelmediğini anlamak önemlidir. Bir kişi kuzenler, halalar ve amcalar gibi kan akrabalarıyla ilişkili olabilir, çünkü onlarla bir büyükanne veya büyükbaba gibi bir veya daha fazla ortak atayı paylaşır. Ama o kuzenler, teyzeler ve amcalar onun atası değildir. Aynı şekilde, insanlar ve diğer canlı primatlar da akraba, ancak bu yaşayan akrabaların hiçbiri insan atası değil hepsi önceden yaşamış ortak ataya dayanıyor.

Dev Boyda Türkçe Evrim Ağacı! - Evrim Ağacı

4. Tür nedir?

Bir türün üyeleri normalde doğadaki diğer türlerin üyeleriyle çiftleşmez. Bazen aslanlar ve kaplanlar gibi farklı türlerin üyeleri, esaret altında bir arada tutulursa birbirleriyle çiftleşebilirler. Ancak doğada, coğrafi izolasyon ve habitat seçimi gibi davranış farklılıkları, bu tür yakından ilişkili hayvan türlerini ayrı tutar. Benzer şekilde, yakından ilişkili bitki türleri bazen bahçıvanlar tarafından melezlenebilir, ancak bu melezler doğada nadiren bulunur. Sonuç olarak bu tür bilim tarafından, diğer gruplardan üreme yoluyla izole edilmiş bir grup melezleme veya potansiyel olarak melezleme popülasyonları olarak tanımlanır.

5. Genlerin evrimle ne ilgisi var?

Genler, bir organizmanın DNA’sının, organizmayı çok özel bir şekilde inşa etmekten sorumlu kodu taşıyan parçalarıdır. Genler “ve dolayısıyla kodladıkları özellikler” ebeveynden nesile aktarılır. Nesilden nesile, iyi anlaşılmış moleküler mekanizmalar, genleri genetik çeşitlilik yaratacak şekilde yeniden karıştırır, kopyalar ve değiştirir. Bu varyasyon evrimin ham maddesidir.

6. Evrimde seksin rolü nedir?

Cinsel üreme, bir organizmanın genlerinin yarısını başka bir bireyin genlerinin yarısıyla birleştirmesini sağlar, bu da her nesilde yeni gen kombinasyonlarının üretildiği anlamına gelir. Ek olarak, yumurta ve sperm üretildiğinde, genetik materyal yeni gen kombinasyonları oluşturacak şekilde karıştırılır ve yeniden birleştirilir. Böylece cinsel üreme genetik çeşitliliği artırır, bu da doğal seçilimin üzerinde çalıştığı ham maddeyi artırır. Bir tür içindeki genetik çeşitlilik bu türün birbirini izleyen nesiller boyunca değişim fırsatını artırır.

7. Evrim rastgele bir süreç midir?

Evrim rastgele bir süreç değildir. Doğal seçilimin etki ettiği genetik çeşitlilik rastgele ortaya çıkabilir, ancak doğal seçilimin kendisi hiç de rastgele değildir. Bir bireyin hayatta kalma ve üreme başarısı, kalıtsal özelliklerinin yerel çevresi bağlamında işleyişiyle doğrudan ilgilidir. Bir bireyin hayatta kalıp üreyip üremeyeceği, çevresine iyi adapte olmuş özellikler üreten genlere sahip olup olmadığına bağlıdır.

8. Evrim ve “En güçlü olanın hayatta kalması” ile aynı şey midir?

Evrim ve “En güçlü olanın hayatta kalması” aynı şey değildir. Evrim, zaman içinde bir popülasyon veya türdeki kümülatif değişiklikleri ifade eder. “En uygun olanın hayatta kalması”, evrimsel değişimi yönlendiren bir mekanizma olan doğal seçilim sürecine atıfta bulunan popüler bir terimdir. Doğal seçilim, belirli bir çevre koşulları kümesine daha iyi adapte olan bireylere, iyi adapte olmayanlara göre bir avantaj sağlayarak çalışır. En zinde olanın hayatta kalması genellikle en büyük, en güçlü veya en zeki bireylerin kazananlar olduğunu düşündürür, ancak biyolojik anlamda evrimsel uygunluk, hayatta kalma ve belirli bir ortamda çoğalır. “En uygun olanın hayatta kalması” nın popüler yorumları tipik olarak hem yeniden üretimin hem de işbirliğinin önemini göz ardı eder. Hayatta kalmak ama genlerini bir sonraki nesle aktarmamak biyolojik olarak uygun olmayacaktır. Ve birçok organizma, diğer organizmalarla rekabet etmek yerine işbirliği yaptıkları için “en uygun” dur.

9. Doğal seçilim nasıl çalışır?

Doğal seçilim sürecinde, belirli bir çevre koşulları kümesine iyi adapte olmuş bir popülasyondaki bireyler, çok iyi adapte olmayanlara göre bir avantaja sahiptir. Avantaj, hayatta kalma ve üreme başarısı şeklinde gelir. Örneğin, bir gıda kaynağını daha iyi bulabilen ve kullanabilen bireyler, ortalama olarak, yiyecek bulmakta daha az başarılı olanlara göre daha uzun yaşayacak ve daha fazla çocuk üretecektir. Bireylerin zindeliğini artıran kalıtsal özellikler daha sonra yavrularına aktarılır ve böylece yavrulara aynı avantajları sağlar

10. Organizmalar nasıl evrimleşir?

Bireysel organizmalar evrimleşmez. Nüfuslar gelişir. Bir popülasyondaki bireyler farklılık gösterdiğinden, belirli bir çevre koşulları kümesi verildiğinde popülasyondaki bazıları daha iyi hayatta kalabilir ve üreyebilir. Bu bireyler genellikle hayatta kalır ve daha fazla yavru üretir, böylece avantajlı özelliklerini bir sonraki nesle aktarır. Zamanla nüfus değişir.