Farkında olmasam…

Biliyoruz ki iyi kötü ne olursa olsun, aslında her şeyin fazlası zarar bu hayatta. Bu herhangi bir gıda olabilir, duygu da his de… Pek fark etmiyor ve bu konuda genelleme yapmanın yanlış olduğunu da düşünmüyorum. Ama kendimde fark ettiğim ve ruh sağlığıma uzun süredir zarar verdiğini hissettiğim bir durum özelinde yaklaşmak istiyorum konuya.

Başlıktan da anlaşıldığı üzere farkındalık düzeyinin ruh halimde ya da ruh halimizde oluşturduğu çıkmazlardan bahsediyorum. Aslında normal bir toplumda yaşıyor olsaydık böyle bir şey sorun olmazdı muhtemelen. Normalden kastım da çok yüksek bir beklenti değil, her gün kötü bir habere uyanmasak ya da bunun endişesiyle yaşamasak biz de normal toplumlardan olabilirdik belki. Ama şu saatten sonra ne kadarını toparlayabiliriz, bilemiyorum. Bu şekilde yaşarken de görüyorum ki yaşananlar sizi doğrudan etkilemese bile çevrenizdeki olaylara fazla duyarlıysanız ve empati duygunuza engel olamıyorsanız, bu durum ruh haliniz için felaket olabiliyor.

Çoğu zaman gördüğüm, duyduğum olaylara elimden geldiğince destek olmaya çalışıyor ve kayıtsız kalamıyorum. Ama yine de benim için bazen öyle zamanlar geliyor ki çevremde olup biten hiçbir şeyden haberdar olmak istemiyorum. Kimse bana bir şey anlatmasın ya da herhangi bir habere, bilgiye rastlamayayım. Bu geçici bir süreliğine olan bir durum ama bu zamanlarda bile medyada karşıma çıkan haberleri vs. okumadan hızlı hızlı geçtiğimde hissettiğim o suçluluk duygusuna engel olamıyorum. Bu döngü uzun bir süredir böyle devam ediyor.

Birisi bana kendimle ilgili değiştirmek istediğim bir şeyi sorsa muhtemelen bunu söylerdim. Farkındalığımı tamamen silmek değil ama biraz olsun azaltabilmek belki kafamın içindeki karmaşayı düzene sokabilirdi. Böyle bir şey olması mümkün değil biliyorum, yine de olan biten her şeyi derinlemesine düşünmemek için elimden geldiğince çabaladığım zamanların artmasına uğraşıyorum.   

Yorumlar