GÜNEŞİ GÖREMEZSEM

Kimsesiz kaldığım şehre alışmak gücüme gidiyor en çok. Sevdiklerim hep benden uzak. Uykularımı da bu çalıyor her gece. Sabah tek tanıdığım olan güneş gelince gittiği yerden, derin bir nefes alıp nihayet uyuyabiliyorum. Herkes hep olduğu gibi günü bölüşebilmek için sevdikleriyle, erkenden uyanıyor. Telaşla gidiyor en sevdiğinin yanına, içeceği bir bardak çaya yetişiyor. Onların gidişini izliyorum pencereden, uğurluyorum onları evimden. Bu sayede ilk kez uğurlayanlarla aynı yerden bakıyorum hayata. Sonra onlar akşam olup da evlerine dönene kadar uyuyorum. Sokakta artan seslerle uyanıyorum, karanlık evde gölgem bile yok. Sana olan borcumu böyle ödedim işte, artık öyle yalnızım.

Balkonda diğerlerinin karanlık çökmüş evlerinin pencerelerine bakıyorum, onlar uyudukları zaman karışabiliyorum sadece hayata. Aklımda senden öğrendiğim bir soru var sadece ve biliyorum günlerce, gecelerce düşünsem de yanıt bulamayacağım. “Niye sevenler, sevdikleri yerden sevilmiyorlar?”, insan ömrü sayılı zaman değil miydi, niye böyle yanıtlaması güç sorular geliyordu ki aklımıza? Herkesi , her şeyi yanıtsız bir soruyla ardımızda bırakmak zorunda kalıyorduk her defasında. Bunu bile bile kalbimizi de kırıyorduk bir cevap bulmak uğruna ama nafile. Sonunda ellerimizde biriken sadece ömre sığdıramayacağımız acılar oluyor. Bunun ağırlığı altında ezilmeye mahkum insanlar eğer şanslılarsa birbirleriyle bölüşüyordu bu yüklerini. Ama çok azı şanslıdır. Bense şansı ya hiç elde edememiş ya da erkenden yitirmiştim ,bilmiyorum. Galiba artık sorular sormaktan da vazgeçeceğim, saksıda büyüttüğüm çiçeklere ağıtlar yakmak hep bundan. Eminim.

Tek bir sabah insanları uğurladıktan sonra uyumasam, buradan yola çıksam o her sabah saatlerce oturup çay içtiğin yere varsam, oturduğun masaya otursam. İki çay söylesem sen gelene kadar , ikisi de soğur biliyorum. Varlığına ayrı, yokluğuna ayrı ağlarım bunu da biliyorum. Geldiğim bu yerde sen de olmayınca hangi el siler gözlerimden akan hüznü? Sorulardan kurtulmak için döndüğüm bu yerde bir soru daha yerleşti yokluğunun zihnimde yarattığı boşluğa işte…

Hayaller hep mutlu sonla kurulmuyor.

Bundan korktuğumdan etrafıma yabancılardan bir duvar örüyorum, yükseldikçe yükseliyor. Gün gelip de güneşi de göremezsem aklın kalmasın, ölürüm.