HAYAT DEDİĞİN

Kendi üzerimden ağırlık çekiyorum

Her bir vedada kendimle birleşiyorum.

Yanımdakinin omuzunu sıvazlamaktan yorulan elimi,

Diğer elimin üstüne bırakıyorum..

Hayatımı karşıma almışım dinliyorum

Eleştiri yok!

Asla kızmıyorum, korkmadan anlatsın istiyorum.

Onca laf kalabalığının içinde, ağzından kaçırdığı

Gerçek dertlerine kitleniyorum.

Acımıyorum ama asla!

Ah’ı vah’ı yok yaşanılanların,

Sadece geride bıraktıklarını ayıklıyorum.

O hazır ağzını açmaya cesaret etmişken,

Ben de hızlıca delil topluyorum.

Geriye ne kaldıysa bu hızlı muhabbetten,

Deneyim diyorum, tecrübe diyorum

Ama asla ‘keşke’ demiyorum

Geri gelmeyecek dün’lerimi,

Cevabını veremeyeceği soruların altında ezmiyorum.

Çok eski olduğundan, düşman olamadığım dostum gibi

Bir yerde bırakıyorum dün’ümü.

Başına bir şey gelmesin ama,

Gözüme de gözükmesin istiyorum.

Kendine iyi bak geçmişim

Kendimi senden azad ediyorum…

Gözünün kenarına çizgiler yerleşmiş

Anneme bakıyorum, hızından hız kaybetmiş.

Zaman dik başlı durduramıyorum

Sevdiklerim yaşlandıkça, ben büyüyorum.

Kendi çocukluğumun elinden tutmuşum,

Hem kendimi hem beni büyütenleri büyütüyorum.

E haliyle yoruluyorum

Onca yükü of deyip yere bıraksam,

Alacak kimse yok biliyorum.

Eğile büküle taşıyorum kendimi,

Benim elimi bile sürmediğim, benden önce yaşanmış çileleri hissediyorum.

Sakın üzerine alınma mesafeli hallerimi

Her gün rengime renk ekliyor

Değişiyorum.

Seni geçtim, ben dünkü aklımla bile görüşmüyorum..

Baktığım gözde bana dair bir hayal arıyorum,

Tek bir güzel kelimenin peşinde bir ömür çürütüyorum.

Asıl yerden bir kaşık pay alamamışlığımın acısını,

Kırk kapı gezsem de doyamamakla çıkarıyorum.

Aç hissediyorum,

Sevgiden, değerden.

Üstelik yalnız da değilim biliyorum.

80’li yılların çocuklarını anıyorum

Onların yüzünü, bin türlü estetik örtemez biliyorum.

Ben bazı hüzünleri gözbebeğinden tanıyorum…