HDP ve Ara Seçim Denklemi

Türkiye siyaseti günlerdir bir konuyu tartışıyor: HDP’nin kapatılması.

Cumhur İttifakı’nın ortağı MHP tarafından dile getirilen ve daha sonrasında çeşitli kesimlerden destek de bulan ancak AK Parti tarafından çok sıcak bulunmayan bir talepten söz ediyoruz.

Peki, AK Parti tarafından bu talebe sıcak bakılmamasının sebebi ne?

AK Parti sözcüleri ve partiye yakın isimlere göre siyasi partilerin kapatılması anti-demokratik bir uygulama olarak görülüyor ve somut olarak da hiçbir faydasının bulunmadığı düşünülüyor.

Somut fayda bulunmamasına en büyük dayanak ise geçmiş tecrübeler.

Cumhuriyet siyasi tarihi boyunca Türkiye’de her kapatılan siyasi partinin ardından benzer kadrolarla jet hızıyla yeni bir parti kuruldu. Bunun en tipik örneği ise Milli Görüş geleneğinin 1960-2000 yılları arasında partileri hususunda yaşadıkları.

Milli Görüş bu yıllar arasında toplamda 4 parti (Milli Nizam Partisi, Milli Selamet Partisi, Refah Partisi, Fazilet Partisi ve Saadet Partisi) [1] kurdu ve bu partilerin her biri kapatılan siyasi partilerinin üzerinden çok kısa bir süre içinde kuruldu.

İşte bu nedenle AK Parti, HDP’nin kapatılmasının bir son olmayacağı, partinin kapatılmasının ardından benzer kadroların yeni bir partiyi jet hızıyla kurabileceğini düşünüyor. HDP meselesinde çözüme alternatif yaptırımlar (ör, hazine yardımının kesilmesi) ile ulaşılmasını istiyor.

Fakat AK Parti’nin kapatma talebine sıcak bakmamasının başka bir sebebi olabilir mi?

Bu sebebe gelmeden önce MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in “kapatma ile kalmamalı” söylemlerine dikkat edilmeli. İki siyasi lidere göre, HDP milletvekillerinin dokunulmazlıkları da kaldırılmalı, fezlekeler meclise gelmeli ve vekillikler düşürülmeli.

Dokunulmazlıklar kaldırılırsa ve vekillikler düşerse ne olabilir ya da HDP kapatma davası açılırsa nasıl bir aksiyon alabilir?

AK Parti belki de bu iki sorunun cevabına odaklanıyor.

HDP’nin şu an mecliste 56 milletvekili bulunuyor. Eğer HDP vekillerinin dokunulmazlıkları kaldırılır ve vekillikleri de düşürülür ise ya da meselenin bu noktaya gelmesinden önce, kapatma davası açıldığında HDP’nin mevcut milletvekillerinin tamamı istifa ederse o halde mecliste 72 boş koltuk (şu an mevcut boş koltuk sayısı, bakanlıklar için istifa eden veya belediye başkanı seçilen milletvekilleri, vefatlar vb. sebepler ile 16’dır.) sayısına ulaşılacak. Bu durumda da ara seçime gidilebilmesi söz konusu olacak. [2]

Ara seçimlere dair Anayasa m.78 hükmüne göre, boşalan üyeliklerin sayısı, üye tamsayısının yüzde beşini (mevcut durumda bu sayı 30 milletvekiline tekabül ediyor) bulduğu hallerde, ara seçimlerinin üç ay içinde yapılmasına karar verilmesi gerekir. Ancak ara seçime gidilebilmesi için son yapılan genel seçimlerin üzerinden 30 ay geçmeli ve genel seçimlere 1 yıl kalmamış olmalı. [3] Söz konusu bu halleri göz önünde bulundurduğumuz da ara seçimlerin yapılabilmesi için Ocak 2021’in geçmiş olması gerekiyor.

Halk tarafından desteğin anketlere bakıldığında oldukça azaldığının konuşulduğu bir dönemde iktidar partisi olan AK Partinin seçime gitmek istemediği herkesin bildiği bir gerçek ki bu gerçeğin en büyük yansımasını Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Seçim 2023’te olacak” açıklamalarında görebiliriz.

İşte bu halde AK Parti, seçime gitmemek için de HDP’nin kapatılmasını istemiyor olabilir.

*

Gelecek günler bizlere neler gösterecek bilinmez ancak eğer HDP’ye kapatılma davası açılırsa ufukta yeni bir ara seçim göründü diyebiliriz.

 

 

Kaynakça

[1] Milli Görüş hakkında bknz. https://tr.wikipedia.org/wiki/Milli_Görüş

[2] Türkiye Büyük Millet Meclisi Milletvekilleri Dağılımı için bknz. https://www.tbmm.gov.tr/develop/owa/milletvekillerimiz_sd.dagilim

[3] Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın ilgili maddesi, madde.78 için bknz. https://www.anayasa.gov.tr/tr/mevzuat/anayasa/