Hisler Mutlak varlığın bir parçası mı? Varlığımızın temeli nedir?

Hisler canlı varlıklardır. Ve duygular zaman içerisinde soyut ile somut veya madde ile mana arasındaki çizgide ebediyen var olurlar. Bu canlılar ise evrende diğer tüm varlıklar gibi merkezde olan asıl mutlak varlığın birer parçasıdır. İnsan ise mutlak varlıktan kopan parçalardan oluşmuş başka birer varlıktır.

İnsanı özel kılan da merkezdeki enerjide bulunan sonsuz varlığın, parçalarından bir araya gelmiş, başka bir sonsuz varlığı, içinde barındırmasıdır.

38x2q3
Hisler sandığımızdan çok daha uçsuz bucaksız!

Fakat insanın içinde ki bu “Mutlak Varlık”, yapılmamış bir yapboz; duygular ise yapboz parçalarıdır. Her bir yapboz parçası, mutlak varlığın bir parçasıdır. Eğer insan bu yapbozu yaparsa, içindeki Tanrı vücut bulup gün yüzüne çıkar. Yani sonsuzluk kuş ise maddeden ibaret bu dünyevi beden de bu kuşun kafesidir.

Her bir his, evrenin zaman çizgisinde belli noktalarda uzayı aşıp kara delikler açarak; enerji dalgaları halinde ebediyen geçmişe, geleceğe ve zamanın var olmadığı alemlere kadar yayılıp dolaşır.

İnsan ise bu duygular karşısında bir mıknatısa benzer. Fakat bu mıknatısın işlevini görebilmesi için az önce de zikrettiğim yapboz benzetmesindeki, az da olsa bazı parçalarının bir araya getirilmesi şarttır.

Zaman-Mekan ilişkisi, biz fanîleri nasıl etkileyebilir ?

En basitinden yaşamadığımız zaman ve mekandaki bir olay bile bizi etkileyebilir. Geçmişte ki canlı varlığın bizi duygulandırması ve bize kadar varan bir dalga halinde zamanda yolculuk yapabilmesi, sonsuz bir varlık olduğu kanaatini doğruluyor.

Aslında hepimiz zamanda ya da farklı evrenlerde yolculuk yapıyoruz. Düşünce ve duyguların sonsuz enerjisinin verdiği etki, bir anda gökte uçan kahramanların ya da acı bir olayın yaşandığı farklı bir zaman diliminin içinde olmamızı sağlayabilir.

Ve bu harikulade gücün sebebi de içimizdeki mutlak varlığın parçalarıdır. Eğer sonsuz olmasaydı ölen bir insana karşı hissettiklerimiz, ölen kişi ile beraber giderdi. Ama öyle değil, sonsuz bir enerji dalgası ile “Mutlak Varlık”ın parçası, ruhun hafızasından silinmez, içimizdeki ebediyet ile yaşamaya devam eder.

Yani kısacası; varlığın ana merkezi olan “Mutlak Varlık”, bir deryanın katresi ise, insanın yapması gereken, bu katreler ile deryaya karışıp o deryanın ta kendisi olmasıdır.