KADIN FİRAVUN: HATŞEPSUT

Antik Mısır’ın en güçlü kadın firavunu olan Hatşepsut, Mısır yöneticilerinin ‘asil’ soyunun devamı için başvurdukları “Kardeşlerin Evliliği” geleneği gereği üvey kardeşi ile evlendirildi. Bu evliliğinden bir kız çocuk sahibi oldu ancak tahta varis olacak bir erkek evladı olmadı. Bunun üzerine eşinin bir haremden olan oğlu III. Thutmose varis olarak görüldü. Baba Thutmose’ un oğlu henüz yedi yaşındayken vefat etmesi ise tüm planları alt üst etti. Tahtın varisi henüz yedi yaşında olduğundan ülke yönetiminde söz sahibi olamadı ve yerine Hatşepsut, III. Thutmose büyüyene kadar kendini firavun olarak ilan etti ve ülkeyi tek başına yönetti.

Hükümranlık süresi kaynaklarda on sekiz ya da yirmi iki yıl olarak yer alan kadın firavun ‘barışçı bir politika’ ile yönetimi sürdürmüştür. Yeni fetihler yerine ülkenin mevcut topraklarını geliştirmeyi, öz zenginliklerini ortaya çıkarmayı kendine misyon edinmiş ve oldukça başarılı da olmuştur. Elbette erkek egemen bir uygarlıkta ‘kadın’ yönetici olarak kabul görmenin zorluklarıyla karşılaşmış ve çeşitli çözüm yollarına başvurmuştur. Kendinden önceki firavunların törenlerde kullandığı ‘takma sakal’ imajını seçmiş ve hatta bir kral gibi giyinmiş, iktidarını böylece kesinleştirmiş ve toplum tarafından otoritesi kabul görmüştür. Başarılı bir siyasetçi olarak anılmak isteyen, izlerini geleceğe taşımak isteyen Hatşepsut, kendini bir erkek figür gibi tasvir eden heykel ve kabartmalar yaptırmıştır. Tarihten adını silmeye çalışanlara rağmen 18. yüzyılda Fransız Mısır bilimci tarafından ünü dünyaya yayılmıştır.  Hatşepsut, kendisinden sonra gelen firavunlara yönetim alanında örnek teşkil etmiş ve hatta günümüz kadınının siyasette sindirilmesine de bir başkaldırı olarak tarihe adını yazdırmıştır.