KADINA ŞİDDETE DUR DE!

Günümüzde hemen her gün aşina olduğumuz bir konu bu: Kadınlar. Kadının ele alınabileceği her konu… Son günlerde kadına şiddetin ne kadar normal şekilde işlediğini bir kadın olarak içim acı dolu halde dile getireceğim.

Kadının kıyafeti yanlış geliyor, tacizcinin kendince sebebi “Eteği çok kısa” oluyor! Çıktığı saat bir başkasına ters geliyor, tecavüz ediyor. Kadın reddediyor, gidip öldürüyor. Vardır ya bir söz “Ya benimsin ya kara toprağın” Evet işte tam olarak bunu uyguluyor. Üstelik kendince haklı sebepler sunuyor. Kendini savunacak bir şey illa ki buluyor! Kadınlar hep karşı cinsin isteklerine göre hareket etmek zorunda mı? Gerçi o da fark etmiyor, sahurda “Yoğurt neden yok?” sebebiyle bile kocası tarafından öldürülen bir kadın (Kezban İncebacak-60) dahi var. Onlara ters geliyor diye canlarını yakmaktan, kadınları öldürmekten, fiziksel veya duygusal her şekilde şiddet uygulamayı ne zaman sonlandıracaklar?

Öğreneceksiniz, her kadını baş tacı ettiğiniz anneniz gibi görmeyi!

Öğreneceksiniz, bir kadının nerede, nasıl olursa olsun istediği gibi dolaşabileceğini!

Öğreneceksiniz, bir kadının her şeye gücünün yetebileceğini!

Ve öğreneceksiniz, kadınları öldürmemeyi!

Gündemde olan yeni bir olay “Pınar Gültekin”. Şu an herkes isyanda, bu yazıyı yazan ben de dahil. Fakat on gün sonra yine çoğumuzun aklından uçup gideceği için, kendi hayatlarımıza dönüp onu unutacağımız için kendimi suçlu hissediyorum. Yaşamak hepimizin hakkı, her bir kadın bambaşka bir hayat. Buna artık son verin… Sosyal medyada çok şey başarıldı. Daha fazlası için dirensek o kadar çok sesimiz çıkar ki! Fakat kadının bile kadına düşmanlığı varken, bunlara ne ile ve nasıl son vereceğiz bilememek canımızı yakıyor!

Beyler sözüm size;

-Bugün biriyle evleniyor, mutlu bir yuva kuruyor ve tonla hayallerle o kadını kendinize bağlıyorsunuz. Sonra ise o evlilik bittiğinde eski eşiniz hayatına devam ederken, siz asla pes etmeyip şiddet uygulayarak geri döndürmeye çalışıyorsunuz. Başaramadığınızda ise zamanında hayatınızı birleştirmeye karar verdiğiniz o kadının hayatını söndürüyorsunuz ve sebebiniz “Yolluydu” oluyor. E sizinle evlenirken bir şeyi yoktu bu kadının, nasıl bu duruma gelebildiniz? Bu sorunun cevabını lütfen kafanızın içinde bir yerlerde bulun!

-Kız kardeşinizin, kızınızın hayatına birini alması size öyle dert oluyor ki, psikoloji denen bir şey bırakmıyor, üstüne bir de dayak atıyorsunuz, hakkınız varmış gibi. “Namus” denen kavramın kadınlara özel bir şey olduğunu düşünüyorsanız, size kötü bir haberim var! Ağabeyler, erkek kardeşler ve babalar, bu tiplere sorulabilecek en uygun soru da size: Anne ve babanız sizi dünyaya nasıl getirdi?

-Yolda yürürken bir hatun gördüğünüzde eliniz ayağınız titremesin. Sakin olun, o da sizin gibi bir birey, o bir kadın, o belki bir anne belki de bir evin neşesi, tek çiçeği… Sokaklara avlanmaya çıkmıyorsunuz! Ve hiçbir kadın da sizi tahrik etmek için o şortu, eteği, elbiseyi giymiyor! Kendini öyle iyi hissettiği için, kendisi öyle istediği için öyle giyiniyor! Bu dünya etrafınızda dönmüyor lütfen önce bunu idrak edin. Son sorum da buradan geliyor. Kontrol edemediğin nefsin için kocaman bir hayatın son bulması ne kadar adil?

Artık durun! Durdurun!