Korku Çemberi

Hayat oyunundaki başrolde yerini alanlardandır korku. İnsan ruhları arasındaki duvardır en acımasız tabiriyle. Korkunun bu denli olumsuz bir duygu olarak yer edinmesinin en büyük sebebi farklılıklarımızdan doğan çeşitliliktir.

İnsanlar bilmedikleri şeylerden korkarlar. Farklı olmak, içinde bir bilinmezlik barındırır.

Ömrümüzün her bir evresinde karşımıza çıkıyor kendi diktiğimiz nefret dolu korkuluklar.’

Özgür olduğumuza, özgür yaşadığımıza o kadar inanırız ki, aslında sadece gördüğümüz şey bardağın boş tarafıdır.

İnsan dediğimiz sosyal organizmalar, çevresel uyuma adapte olamadıkları takdirde ortaya çıkan uyumsuzluk hali, kişinin zihninin derinliklerinde korku olarak yeşermeye başlar.

Farklı olmaktan, bağlı olduğumuz şeylerden kopmaktan ve belki de en önemlisi değişmekten korkarız. Kendimizin bu olduğuna o kadar çok inanırız ki, aslında bir çemberin etrafında döndüğümüzün farkında değilizdir. Bu döngüyü kıramamak korkunun beraberinde getirdiği dehşeti, endişeyi, kaygıyı, paniği hayatımızda bir yer edindiririz. Bu korku çemberinin oluşturduğu yorgunluk yetmezmiş gibi benlik algımız da yerle yeksan olacak hale gelir. İnsan olma potansiyelimizi korkunun ellerine bırakıveririz.

Bu yorgunluk bizlere bir şekilde kendi acı çekme hissiyatı olarak gösterir. Fakat şunu söyleyebilirim ki, insan zihni bu konuda reostaya benzer. Nasıl ki reosta bir iletkenin direncini değiştirmeye yarayan aletse, zihnimizdeki acıları da bu şekilde kontrol edebiliriz. Karşılaştığımız durumlar karşısında verdiğimiz reaksiyonlar korku hallerinin anlamlarını ortaya çıkarır. Bir şeyleri anlamlı kılmak bize güvence verdiği gibi bilgi de vermiş olur. Korkunun yarattığı özgür olamama durumunu bilgi ile özgürleştiririz. Bu bilinmezlik bizi korkunun esiri haline getiren şeydir esasında.

Doğada geçirdiğimiz sonsuz karşılaşmalar bütününü bir fırsat olarak görmek, o korku çemberinden sıyrılıp yavaş yavaş erdemli bir hayatın yeşermesini sağlamaya götüren yegane yoldur.

Friedrich Nietzche’nin de dediği gibi, ”Korkarak yaşıyorsan sadece hayatı seyredersin.”