LGBTİ+ ve Kutsal’a Hakaret

Boğaziçi Üniversitesine tartışmalı şekilde atanan rektör Melih Bulu’nun inatla yerinde durması gerilimin tırmanmasına neden oluyor. Atandığı günden bu yana kampüs bahçesinde çeşitli sivil toplum kuruluşlarının, akademisyenlerin ve öğrencilerin protestoları aralıksız devam ediyor.

Birkaç gün önce kendini bilmez birkaç bireyin İslam’ın kıblesi Kâbe’ye ettiği hakaret, LGBTİ’yi yine hedef kitle hâline getirdi. İçişleri bakanı Süleyman Soylu attığı tweetle nefret söylemini tüm LGBTİ bireylerinin üzerine çekti.

Gözaltına alma işlemini sonuna kadar destekliyorum. İnsanların kutsallarını böyle hoyratça hakaretlerle ayaklar altına düşürmek, kimsenin haddi de hakkı da değildir…

…lakin…

Süleyman Soylu’yu da attığı tweet nedeniyle ayıplıyorum ve kınıyorum. “LGBT Sapkını” ifadesi, Sayın Soylu’nun makamına yakışan bir ifade değildir. Bir içişleri bakanı, toplumu bölmek, ötekileştirmek, onları ayıplamak, kınamak, hedef göstermek için değil; insanları anlamak, onları dinlemek, onların sorunlarına çözüm bulmak, anlaşılmaz tarafları fanatiklerin elinden kurtarıp daha anlaşılır hâle getirmekle mükelleftir.

Bunu demek yerine “LGBT içinde bazı sapkın görüşlü kişilerin…” demesi daha evlâ olurdu.

Gerçi, “Bizim partimize oy vermeyen patates dinindendir!” diyen milli görüşün devamı niteliği taşıdığı için, kendi kutsalları dışında her şeye hakareti mazur gören bir zihniyet yetişiyor günümüz Türkiye’sinde.

Hayır! İslam’a saygınız olacak. Hristiyanlığa saygınız olacak. Aleviliğe saygınız olacak, inançlara, yaklaşımlara, eğilimlere, tercihlere, cinsiyetlere ve cinsiyetsizliğe saygınız olacak… LGBTİ’ye saygınız olacak. İçinde “Elhamdülillah Müslümanım!” diyen on binlerce bireyin bulunduğu bir oluşumu dinsizlikle suçlamak kimsenin haddi de hakkı da değil. Her şeye saygınız olacak, olmak zorunda.

Siz insanları eğilimlerinden ötürü sapkın olarak suçladıkça onlar da sizin inandığınız değerleri sapkınca görüp hakaret etmeye devam edecekler.

Ben Allah’ın kuluyum, Elhamdülillah Müslüman’ım. Tüm kutsal değerlere inancım ve saygım var. Hz. Muhammed benim peygamberimdir. Kâbe, benim kıblemdir. Kur’an benim kutsal kitabımdır ama aynı zamanda eşcinselim. Bunun vebali benim boynumadır!” diye ağlayan bir insanı hangi kategoriye sokacaksınız? Bazı radikallerin yaptığı gibi “Ebabil olup başlarına mı yağacaksınız?”

Her yangına körükle giden, elindeki gücü toplumu birleştirmek için değil de ayrıştırmak için kullanan bir içişleri bakanı… Sanırım en büyük talihsizliklerimizden biri.

İnsanları dinlemeden, insanları anlamadan memlekete çözüm üretilmez. Çözüm üretemiyorsanız, kaos yeşerir… Sayın Soylu, buna mahal vermeyin.

LGBTİ bireyleri arasındaki üç beş arsız, üç beş saygısız yüzünden tüm bireyleri hedef göstermeyin.

.

.

.