Maviye Gebe

Güzel bir kadın,
Kadehinin dibindeki kırmızıda köhnemiş yalnızlığını yudumlarken
Determinist düşünceler gölgesinde
Töhmet altında bırakmaktan vazgeçti Tanrıyı.

Mavi düşleri, karanlıklarını giymeye başlamıştı üstüne.
Kimyası bozuk umut yumakları,
Siyahın her boyutunda yüzüyordu  kıvrak.
Kadın, kentin mağrur üryanlığını üstüne örtüp
Duygularının albenisini akıttı şiirlerinin döşüne destursuz.
Ve şükretti kadın, sessiz harflerin kalabalığına.

Deltalarında biriken dilsiz kırgınlıklar,
Dinginliğinden kaçtı kadının.
Yüreğinin Bağış Tanrısı,
Affetmişti kırgınlık muhataplarını.
Sevi gölgesinden geçen kadının
Ruh kıblesi soğutmakta idi çölleri.
Umut ekti kadın avuçlarına.
Zaman, bir nişane gibi avazlandı…

Ve zaman, azılı bir savaşçı gibi çöktü kadının gırtlağına.
İşgal edilmiş esrik saniyeler kokuşup  murdar olurken
Yepyeni bir tual döllendi zamanın  göbeğinde.
Ve saliseler biledi fırçaları.
Ulu orta diz çöktü vakit,
Ve kadın yığıldı, zamanın ona bahşettiği paydasına.
Kadının diz kapakları öpüştü
Maviye gebe toprak kokusuyla.