MİRAS

Terk edilmiş bir çocuk düşünelim, düşünmek kolay da ya o çocuk biz olsaydık… Annemizin elinden tutarak gittiğimiz parkta tam da oyunun ortasında yalnızlıkla tanıştırılmış, etrafında akıp giden hayatın şiddetinden gözü korkmuş üç yaşında bir çocuk olsaydık , bugün olduğumuz kişiler olabilir miydik?

En güvendiğimiz , en ihtiyacımız olduğu anda bıraksaydı elimizi… Koskoca dünyada kalsaydık bir başımıza, yaşamak nedir bilmeden henüz… Gördüğümüz ilk insana güvenir miydik, sığınır mıydık ona yoksa kaçar mıydık herkesten?.. Sadece oturup annemizin dönmesini beklerdik belki de günlerce bir bankta. Belki polisi ararlardı, bizim gibi çocuklarla aynı çatı altında yaşamayı öğrenirdik belki. Annemize mi benzerdik peki yoksa babamıza mı? Kime benzediğimizi nasıl anlayacaktık? Büyüdüğümüzde kimden nefret edecek, kim gibi olmaktan ölesiye korkacaktık ya da iyi ihtimalle kime benzediğimiz için kendimizle gurur duyacaktık? Annemizin dönüp bizi alacağı hayallerini kurmayı ne zaman bırakırdık, ne zaman pencereleri perdelerle kapatmaya başlardık? Canımız acıdığında anne diye ağlamaktan ne zaman vazgeçerdik? Daha üç yaşındayken ne çok cevapsız soruyla kalakalmış olduk.

Bana göre tüm soruların bizi götürdüğü cevap aynı. İnsanın hayatı çocukluğunun özetinden başka bir şey değildire inandım, başka türlüsünü öğrenmedim belki de… Anlayacağınız dün kim olduysak , kimlerden olduysak yarına onu sırtımızda taşıyoruz. İnkar ediyoruz, bazı duygularla hiç karşılaşmamış gibi yabancı kalıyoruz. Halbuki o kadar iyi biliyoruz ki her birini… Küçücük gözlerimizle baktığımızda annemizin gözlerinde gördüğümüz korkuyu, babamızın yüzünden okuduğumuz şefkatin zamanla alnında öfkeden çizgiler çizmeye başladığını… Sadece üç yaşında olduğumuzdan hepsini öyle bir saklıyoruz ki tanıştırıldığımız yalnızlığımıza, öyle ansızın çıkıyorlar ki sonra yerlerinden neye uğradığımızı şaşırıyoruz.  Onlarınkilerden farklı hisleri yaşatamıyoruz içimizde. Elimizi bıraktıkları anda onlara dönüşüyor bedenlerimiz de…

Yani diyeceğim o ki ; çocuklar, ailelerinin acılarının da günahlarının da mirasçısıdırlar.