Ne garip!

Ne garip!
Hakkı teslim etmeden,
Hak nedir, bilmeden yaşamak.
Bir gece vakti,
Aynalar karşısında
Gözyaşları ile ıslanmak

Ne garip,
Vicdan denilen meret?
Aç yatanın da,
Zulmedilip ölenin de,
Sesine kulak tıkayamayan,
Zırvalayıp duran şey..

Ne garip?
Bir evladın doğum gününde mum üfleyememesi
Bir kadının şiddete uğruyor diye hak araması
Bir erkeğin bilmemneci ilan edilmesi..

Ne garip?
Hayat iyiyken kulelerimizde,
Bilmemne meyveli içeceklerimizin şıngırtısında
“Hukuk” denilen şeyi
Çağırıp duran veledin sesini duymak.

Ne garip?
Kin duyduğumuz insanlara da
Adalet aramak zorunda olmak.

Zamansıza göçüp gideceğimiz günün şafağında.
Yozlaşan yüzlerle uğraşıyor olmak,
Hayatı yaşayamamak, onu kaybetmek…
Ne garip!