NE OLMALI?

Her sabah bir ceylan uyanır Afrika’da; en hızlı koşan aslandan daha hızlı koşmazsa yem olacaktır. Amacı diğer ceylanlardan hızlı koşmak değil, aslandan kaçabilmektir. Ne kendiyle ne de diğer türdeşleriyle yarışır; o yalnız var olma savaşını vermeye devam eder. Her sabah bir aslan uyanır Afrika’da; en yavaş koşan ceylandan daha hızlı koşmazsa aç kalacaktır. İster ceylan olsun ister aslan, aslolan koşmak gerektiğini bilmek ve doğayı gerçekleştirmektir.

Her sabah bir ağaç uyanır ormanda. Köklerinden aldığı su tanelerini en üst yaprağına kadar taşımakla, havadaki karbonu alıp oksijen vermekle, meyvelerini üretip kuşlar tarafından gagalanmakla geçer günü. Dün taşıdığından fazla su taşımak değildir derdi, daha fazla oksijen salmak değildir amacı dünyaya. Üstünde yürüyen karıncalar, tırtıllar yesin diye üretmemiştir yapraklarını; ama yerler. Ne kendiyle, ne de ormandaki diğer onlarca ağaçla yarışta değildir çünkü, yalnız doğanın ondan isteğini gerçek kılmaya çalışmaktadır. Daha iyi olmak, gökyüzüne daha yakın olmak, köklerini daha derine uzatmak, meyveleriyle sincapları beslemek değildir çabası. O yalnız doğasına uyar, sonuçlarına bakmadan bu düzendeki yerini alır. Meyvelerini yiyen sincaptan bir iyilik beklemez karşılığında, ödevidir o elmayı üretmek. Faydalanan şeyin bunu hak edip etmediğini sorgulamaz, var olabilmek için üretir. Doğa içindeki varlığını gerçekleştirmektir tüm yaptığı.

Her sabah milyarlarca insan uyanır dünyada. Aslan olmayı, ceylan olmayı, ağaç olmayı seçmek kendilerine kalmıştır. Yine de aslolan, doğanın ondan olmasını istediği şeyi; yani sadece kendi olmayı başarabilmektir. İnsan ki bir gün ölecek ve toprağa gömüldüğünde çürütecek onu kurtçuklar, bedenindeki karbon, demir, oksijen doğaya dönecek yeniden. Onun özüyle büyüyecek bir fidan, o fidanla beslenecek bir gebe, bir bebeğin yapı taşı olarak kanına karışacak bu zerreler. İşte budur yaşam, işte budur doğanın sihri! Ölümsüzdür insan bedeni, yalnız değişir sahibi. Parçalara ayrılan beden gibi insan ruhu da evrenin nefesine katılıp yaşama gözlerini açan her cana üflenir ağzından. İnsan ruhu da ölümsüzdür öyleyse, gezer bedenden bedene. Tanı doğanı, bul bu sahnedeki yerini ve oyna doyasıya. Her istediğin role girebilirsin; yönetmen ‘Kestik!’ diyene dek!