Neden Friedrich Nietzsche Okumalısınız?

Friedrich Nietzsche Kimdir?

Friedrich Nietzsche, 1844’te Almanya’nın doğu bölgesinin sakin bir köyünde dünyaya geldi. Babası rahipti. Okul yıllarında eğitimi son derece iyiydi. Antik Yunan konusundaki üstün başarısından ötürü, henüz 20’li yaşlarındayken Basel Üniversitesinde profesörunvanı aldı. Ama resmi kariyeri istediği gibi gitmediği için işi bıraktı ve İsveç Alpleri’ndeki Sils Maria’ya taşındı. Yaşadığı sessiz yerde yazmış olduğu başyapıtları üzerinde uzunca bir süre çalıştı. Aslında bunun yanında çok fazla problemi de vardı: Ailesiyle geçinemiyordu, sevdiği kadın onu reddetmişti ve kitapları satmıyordu. Sadece 44 yaşındayken zihinsel bir çöküş yaşadı. Turin sokaklarında sahibinden kırbaç yiyen bir at görmesiyle, koşarak ata sarıldı ve “Seni anlıyorum” diye haykırdı. Anlatılana göre orada yere yığıldı. Bilinci bu olaydan sonra bir daha asla düzelmedi ve onun için üzücü geçen 11 yılın ardından 1900 yılında öldü.

Neden Friedrich Nietzsche okumalısınız?

1. Friedrich Nietzsche’nin 20.yüzyıl edebiyat ve felsefesine etkisi devasadır. Freud, Sartre, Heidegger, Carl Jung, Albert Camus, Michel Foucalut ve Ayn Rand etkilemiş olduğu önemli düşünürlerden sadece birkaçıdır. 20. yüzyıl edebiyatı adeta onun düşünce temeli üzerine inşa edilmiştir.

2. Çalışmalarını okumak sizi ondan daha da geriye götürerek Goethe, Dostoyevski, Schopenhauer ve Kant gibi çok çeşitli diğer büyük düşünürlerle tanıştıracağı ve onlara Nietzsche’nin bakış açısından bakabileceğiniz için büyük önem arz eder. Onu anlamak 18.yüzyıl düşünürlerini anlamaktır. Onu anlamak 19.yüzyıl Almanya’sını anlamaktır.

3. Nietzsche Tragedyanın Doğuşu kitabında tragedyanın kökeninde sanatın oluşmasından ve iki Yunan Tanrısından bahseder. Apollon ve Dionysos karakterleri üzerinden anlattığı sanat ayrımı epey etkilidir. Bu kitap özellikle sanat üzerine çalışmaları ve fikirleri olan insanlar tarafından yüksek bir itibara sahiptir.

4. Nietzsche’nin Hristiyanlık konusundaki şüpheciliği ve “Tanrı öldü” söylemi aslında derininde büyük anlamlar içermektedir. Onu okudukça bu tarz konuları irdelememek mümkün değil. Bu tutumu birçok inançsız insana fikir vermesinin yanında önde gelen teologlara da İncil ve Tanrı düşüncesini savunmaları için meydan okumakta. Bu çekişmeyi ve Tanrı’nın buyruklarını bildiren peygamberlerin aksine onun ölümünü haber verme görevini üstlenmesi de epey ilgi çekici olsa gerek.

5. Kitaplarında geçen Bengi dönüş kavramı döngüsel tarih ve çoklu evren fikirlerine yol açan ebedi yinelemeyi popüler hale getirerek insanların bu konu hakkında tekrar düşünmesini sağlamaktadır. Her ne kadar bu tarz düşünceler doğu felsefesinden geliyor olsa da Nietzsche’nin yorumları ve soru işaretleri insanların kafasında tekrar ve tekrar dolanabiliyor.

6. Felsefi geleneklere yönelik eleştirisi düşüncesinin zaman içinde nasıl geliştiğini kolayca gösterebilmektedir. Bu konuyla alakalı özellikle “Güç İstenci” kitabı itinayla önerilir

7. Kitapları genellikle zor anlaşılmakta ve ilk okunduğunda ağır gelebilmektedir. Bu yüzden dikkatli ve tekrarlı okuma yapmak gerekebilir. Bunu yapmak soru işaretleri doğurmakla beraber hem ona hayran kalmanızı hem de kendi yazısını geliştirmek isteyenler için edebi olarak ipuçları fark etmelerini sağlayacaktır.

8. Son olarak insan olmanın matah bir şey olmadığını öğretmiştir bize Nietzsche. Tüm filozoflara karşı çıkarak üst insanı öne sürmüştür. Çünkü filozoflar insanları sınıflandırabilmiştir. Kimisi insan için “Düşünen hayvan” demiştir. Kimisi “Konuşan hayvan.” Ama Nietzsche insan için kısa ve net şekilde “Düpedüz hayvan” diyerek insanı niteleyen tüm düşünürlere rest çekmiştir çünkü üst insanı arzulamıştır. İnsanın kendini aşması gerektiğini öğütlemiştir Nietzsche. İnsan tek başına hayvandır insanın nitelenebilir olması için kendini aşması gerekmektedir ona göre. Üst insan olmalıdır.

Bu sıraladığım sebepler bence gayet yeterli. Her insanın Nietzsche’den öğrenebileceği mutlaka bir şeyler vardır. Hangi kitapla başlamalıyım diyorsanız kesinlikle “Böyle Buyurdu Zerdüşt” kitabını öneririm. Sizi felsefi olarak beslemesinin yanında şiirsel anlatımıyla edebi olarak da etkileyecek çok nadide bir eser. Nietzsche yaşadığı dönemde anlaşılmamıştı ve “Ben bu kulaklara göre ağız değilim” diyerek yaşadığı yüzyıla sitem etmişti. Ölümünün üzerinden 120 yıl geçtiğine göre onun söylediklerini duyma zamanı.