Onyılın soygunu! Bir küçüğümüzün mutluluğu çalındı.

Onyılın soygunu!
Bir küçüğümüzün mutluluğu çalındı.

Muhtemelen duymuşsunuzdur İstanbul’daki yılın ilk karında 5 yaşındaki bir kız çocuğunun ailesini zorlayarak nazıyla yaptığı kardan adamın gece çalındığını. Bunun haber olan kısmıyla değil çalan  kişiyle ilgileniyorum. Herkes diyor ki “Kardan adam da çalınır mı?” kimse düşünmüyor failin de bu soruyu sorabileceğini.

Güvenlik kamerası kayıtlarında bu kişinin çok da genç olmadığını görüyoruz, kendisi için odada süs olsun diye çalmayacağı belli. Belki onun da küçük bir çocuğu vardı ama o çocuk dışarı çıkamıyordu. Salgın döneminde bağışıklık sistemi daha güçsüz kimselerin dışarı asla (hele bir de soğukta) çıkmamaları gerekiyor. Belki de öyle bir çocuğun babası gündüz çalıştığı için hiç vakit bulamayıp eve dönüş yolunda kenarda gördüğü bir taneyi alıp götürmeyi akıl edebildi sadece.

Veya belki de kendi ailesinden veya yakınlarından, eldiven almaya parası yetmeyen ama aşırı hevesli üstüne titrenen bir çocuğun o ay ailesinden istemeye hakkı olduğu tek şeydi. Sonra fail de bu minik için kardan adam yapmaya çıkınca bölgede kar tutmadığını görüp yakında hazırını görünce onunla sürpriz yapmak istedi. Bu deli dolu buzlu heyecanlı hırsızlığı yapan kişinin elinde de eldiven görmüyoruz sonuçta.

Yani benim demeye çalıştığım: Ortada ülkemizde kesinlikle alıştığımız bir senaryo olan emek hırsızlığı var, şaşırtıcı bir durum ancak sadece bir kamera görüntüsü tüm hikayeyi anlatmayabiliyor.

Sağlıcakla kalın