Saat 03.37 Şiirleri II

Gün ışığının bilinmez diyarlardan süzülen penceresi,
Açılır mı kalbin rüzgarın uğultusundaki gürültüsünde?
Bir çift ses izinde beliren kırmızı gelinlik tanesi,
Geçer mi geçmemiş acılar, incinin istiridyesinde?

Saat 3.37
Gecenin gündüze evrildiği yıldızlı kelimelerin dili,
Tadar mı aydınlık özlemlerin en güzel düşlerini?
Sönmüş parlaklıkta yanmaya çalışan göz kapakları,
Açılır mı rüyalarda kaybolmuş cennet bahçelerinde?

Tozu kalkmış sokak lambasının ışığı,
Yansıyınca dile geldi kaldırım taşı
Anlattı yarının dünsüzlüğünde yaşanan anıları,
İç çekti basıp geçilen boşluğun sızısını
Neyi aydınlattı sokak lambasının ışığı
Hangi yüreğe tuz serpti aydınlığın ıssızlığı
Bir kibrit tanesi yaktı yanmamış tüm çakılmışları

Altmış saniyede aldı. Bir dakika yetti.

Saat 03.38
Kapa gözlerini.
Kaydı o yıldız.
Söndü o ışık.
Geçti o bahar.
Öldü o adam.
O adamdaki kadın.
O kadındaki adam.
Aç gözlerini.
Artık kafein var.
Uykunda uyuyamadığın kadar sen var..