SAVAŞLAR KÖTÜDÜR(?)

Savaş kötüdür. Hepimiz bunu kabul ederiz. Savaşların insanlara, çevreye dünyaya zarar verdiğini biliriz. Hitler ve Stalin kötü insanlardı. Milyonlarca insanı öldürdüler. Doğayı katlettiler. Hatta Amerikalılar nükleer bomba ile koca bir bölgeyi yaşanmaz hale getirdiler. Bunlar doğru, bu konuda haklısınız. Peki hiç mi yararı olmadı bu savaşların? Savaşlar gerçekten sandığımız kadar kötü müdür? Size farklı bir açı sunmaya çalışacağım.

Medeniyetin başına gidelim. Mızrağı ilk defa avcılık yapmak yerine kendi mağarasında yaşamaya başlayan ayı yüzünden komşusunun mağarasını almak için komşusuna saplayan atamızı düşünelim. Diyelim ki ilk kanı o akıtmış olsun. Ona şükretmeliyiz çünkü bugün onun sayesinde bir evimiz var. Çünkü o gün insanlar akıllandı. Evlerini sadece hayvanlardan değil insanlardan da korumaları gerektiğini fark ettiler. Daha fazla mızrak yaptılar. Hatta bazıları mağaralarına kapı bile yapmıştır.

Biraz ilerleyelim zamanda. Medeniyetlerin yükseldiği bir çağda savaşın artık toplarla tüfeklerle yapıldığını düşünelim. Elinde barut olmayan uygarlık yok olmaya mahkumdur. Ama bir uygarlığın elinde barut olmasını sağlayan nedir? Daha önceden girdiği bir savaş tabii ki. İngilizler geldiğinde Kızılderililerin, Fransızlar geldiğinde İnkaların elinde barut yoktu. Çünkü kendi küçük dünyalarında barışı sağlamışlardı. Ve gelişmeleri durmuştu. Büyümeleri durmuştu. Çünkü ihtiyaçları yoktu. Savaşların en güzel özelliği bu işte. İhtiyaçlar yaratmak. Ve o ihtiyaçların karşılanması için devletin sınırsız kaynak sağlaması.

Şu anda kullandığınız bilgisayarın kökeni olan alet 2. Dünya Savaşında icat olundu. Çünkü İngilizler, Almanların Enigma adlı şifreleme makinesini deşifre etmesi gerekiyordu. Haa bu arada Enigma da 2.Dünya Savaşında icat olundu. Uzaya Soğuk Savaş döneminde çıkıldı. Çünkü ihtiyaçları vardı. Ve daha da önemlisi bu ihtiyaçları geçerli kılan bir savaş vardı. Kısaca siz şu anda bu yazıyı okuyabiliyorsanız bunun için 2. Dünya Savaşına ve daha da kötüsü Hitlere teşekkür etmeniz gerekiyor. Sadece bununla da sınırlı kalmıyor. Hiç abartmıyorum evinizdeki bütün teknolojik aletler, hastaneye gittiğinizde size uygulanan tedaviler, yolculuk yapmak istediğinizde kullandığınız bütün araçlar, bugünümüzü yaşanır kılan her şey için teşekkür etmemiz gerekiyor savaşlara.

Evet, bir sürü insan öldü. Çok fazla acı çekildi. Bunlar için üzülebiliriz ama ben üzülmeyi reddediyorum. Friedrich Nietzsche’nin sözünü hatırlatmak istiyorum size. ‘Seni öldürmeyen şey güçlendirir.’ İnsanların kişilik olarak gelişmesi için zorluklara ihtiyacı vardır, acı çekmeye ihtiyacı vardır. Dünyanın gelişmesi için ise savaşlara ihtiyacı vardır.

Şimdi size tekrardan soruyorum. Savaşlar gerçekten sandığımız kadar kötü müdür?