Sonsuz Bir Arkadaşlık Üzerine…

Çok özlüyorsun. Oturup konuşmak istiyorsun, iki sade kahve söylemek, kahveyi yudumlarken eskilerden konuşmak istiyorsun. Anıları yâd etmek… Sarılmak istiyorsun, yüzüne doya doya bakmak… Ama artık onu görebileceğin tek yer fotoğraflar. Kokusunu duyamazsın artık, gözlerinin içine bakamazsın. İki sokak ötede olsa yanına gitmeye üşenirdin belki; şimdi dünyanın öbür ucunda olsa mesafeler bir anda silinir. Yeter ki hayatta olsun, yeter ki yaşadığını bil. hayattayken sevmediğin özelliklerini bile özlemeye başlarsın. Devasa bir karanlığa gömülürsün yokluğunda; ama onun ışıklar içinde olduğunu bilmek hayatta tutar seni. Önünde sonunda ona kavuşacak olmak umuduna tutunursun. Eskisinden daha iyi biri olmak istersin, seni izlediğini bilirsin çünkü… Sen mutlu olduğunda güldüğünü, sen kötü bir şey yaptığında kaşlarını çattığını bilirsin. Sevdiği şarkıları defalarca dinler, sevdiği filmleri ağlayarak izlersin; komik olsa bile… Unuttuğunu düşünürsün, hayatın telaşıyla bir an olsun silinir hafızandan. Sonra bir ezgi onu hatırlatır sana; Rusça bir kelime, kıvırcık saçlı bir çocuk… O anda anlarsın aslında seni hiçbir zaman terk etmediğini, her zaman seninle yaşadığını ve kalbinde sonsuza kadar yaşayacağını. İyi ki vardın, iyi ki geçtin hayatımdan. İyi ki dokundun kalbime ve iyi ki çok sevdim seni.