Suret

ne yani,

içimde konuşan sesler miymiş,

gözümde uçuşan gölgeler miymiş;

aynada gördüğüm suretin sebebi.

*

“suret bu ya!

çirkinleşmiş benliğin,

dışa yansıması;

alevler içinde yanan denizin,

ifritleşmiş muhterisin,

eller ile dibe çekilmesi.”

*

ben ise sureti,

anlamıyorum.

yalnız sebepsiz bir surete bakıyorum.

*

sesler mi?

gölgeler mi?

hadi canım!

onlar olamaz sebebi.

onlar benim hiçliğimde varken,

nasıl varlığımda da var olurlar?

nasıl tezahür eder de,

aynalardan bana el sallarlar?

*

nasıl?

nasıl olur da,

tozlu hayaletlerin sislerini aşar da,

gelir birden bire, yağmur damlası?

*

hayır,

hayır.

dans ettiğim kadının,

kollarımda ölmüş anıların,

sebebi değil bu suret.

olamaz.

*

ama,

belki.

sebebin sebebi,

onun gözyaşları…