Tokat Atan İçerik – 1

Eskiden dayak vardı. Mahallede büyük çocuklardan yerdik. Okulda büyük sınıflardan dayak yerdik. Öğretmenlerimizden dayak yerdik. Askerde dayak yerdik, maçlarda dayak yerdik…

Zorbalık insanın içine işlemişse, gücü elinde tuttuğunu anladığı o ilk anda kullanmaya başlar. Bu bazen bir golle, bazen bir diplomayla, bazen parayla, bazen de mazbatayla gelir.

Zorba bazen aile, bazen okul, bazen sistemdir.

Zorba bazen baba, bazen öğretmen, bazen vekil, bazen zengindir…

Kuru ekmek yiyorlarsa aç değiller!” diyen vekilin yediği yemekleri belediyeye faturalandırması da halkın vekaletinin zorbaca kullanıldığının resmidir.

Vekilimize afiyet olsun diyoruz. Bir öğünde 833 liralık ne yemiş olabileceğini cidden merak etmiyorum. Dahası bu paylaşıma da mahkeme kararıyla engelleme getirildiğini de bu sabah öğrendim. Partinin adındaki adalet keşke her yerde bu kadar hızlı işlese.

Kadir Şeker. Onu artık hepimiz tanıyoruz. Bir kadının çığlığına koşup ona yardım emek için düşünmeden adım atan bir kahraman o gözümüzde. Kadını elinden kurtarmaya çalıştığı adamı yanlışlıkla öldüren ve bir ömür bunun vicdan azabıyla yaşayacak kadar gönlünün güzel olduğundan da eminiz. Kurtardığı kadın Konya’da yeni sevgilisiyle aracında 1 kg uyuşturucuyla yakalandı ama olsun. Kadir Şeker için değilse de adalet vekillerimiz için hızlı çalışıyor. Kadir Şeker ve onun gibi olan tüm mağdurlar adalet beklerken, gerçek adalet(!) Şahin Tin gibiler için daha hızlı işliyor.

Hazır vekillerle başlamışken vekillerle ilgili bir sosyal medya haberiyle devam etmek istiyorum:

Kim açıkladı, bu bilgiyi kim verdi? İnanın bir fikrim yok. Fakat nedense gerçek olduğuna çoğunuz gibi ben de eminim. Böyle bir araştırma yapılmamış bile olsa, böyle bir bilimsel veri ortaya konmamış bile olsa, durumun böyle olacağından oldukça eminim. Doymadıklarını biliyorum çünkü. Bir öğünde Şahin Tin gibi 833 liralık fatura çıkaranlar, Ankara’da daha ne faturalar çıkarıyordur. Kanıtlayamam ama bu da zaten gün gibi ortada.

Bahsedilen vekiller bu insanların vekilleri. Vekaleti veren kim, vekaleti elinde tutan kim? Hep sorduğum soruyu bir daha soruyorum:

Sayın vekiller! Milletvekilliği size mi yaradı yoksa vekili olduğunuz halka mı?” Size yaramış olduğu her hâlinizden belli. Bindiğiniz araçlardan, yediğiniz yemeklerden, giydiğiniz elbiselerden, “Benim kim olduğumu biliyor musun?” diyen ve hiç bitmeyen yeğenlerinizden, onların şirketlerinden, ihalelerinden…

Beğenmediğiniz gavur(!) ülkelerde vekiller maaşlarını almayı reddederken, siz kıyak emekliliğin, birden fazla maaş almanın, yeğenlerinizi, akrabalarınızı torpille sağa sola atamanın tadını çıkarmaya devam edin. Nasılsa Elhamdülillah Müslüman’sınız!

Her yere yazacağım bir beyit gelsin Tevfik Fikret’ten tüm zorbalara:

Yiyin efendiler yiyin, bu hân-ı iştihâ sizin
Doyuncaya, tıksırıncaya, pıksırıncaya kadar yiyin.”

.

.

.

.