Uyarlamanın da Uyarlamasını Yaptık!

Kadrosunda Çağatay Ulusoy, Serenay Sarıkaya, Barış Falay, Mine Tugay, Taner Ölmez ve Hazar Ergüçlü gibi isimlerin yer aldığı Medcezir. Yayınlandığı dönemde çok büyük bir kitleye ulaşan ve beğeni toplayan dizi bir Amerikan yapımı olan The O.C. ‘den uyarlanmıştı. Esas oğlan Yaman’ın (Çağatay Ulusoy) avukat Selim (Barış Falay) ile yollarının kesişmesi sonucu başlayan hikaye, genç bir adamın alışık olmadığı bir hayata alışmasını ve illegal işlerden sıyrılma çabasını anlatıyordu. Yaman bir yandan peşini bırakmayan geçmişinden kurtulmaya çabalarken bir yandan da yeni hayatına alışmaya uğraşıyordu. Bu uğraş içerisinde Mira’ya (Serenay Sarıkaya) aşık olması, Mert’le (Taner Ölmez) kurduğu arkadaşlık gibi faktörler işini daha da zorlaştırıyordu. Her romantik komedi temalı işte olduğu gibi bu da mutlu sonla bitmiş, Yaman ve Mira finalde kavuşup evlenmişti.

 

1 Ocak’ta yayın hayatına başlayan ve kadrosunda Ali Atay, Alperen Duymaz, Hafsanur Sancaktutan, Funda Eryiğit ve Emre Karayel gibi önemli isimlerin yer aldığı Son Yaz da her yönüyle bize Medcezir’i anımsatıyor. Tıpkı ordaki gibi illegal hayat içerisindeki genç Akgün’ün (Alperen Duymaz), savcı Selim (Ali Atay) ile yolunun kesişmesi sonucunda bu hayattan sıyrılma çabasını izliyoruz. Her zamanki gibi temelleri zengin kız, fakir oğlan hikayesine dayandırılan yeni dizimizde esas oğlan Akgün’ün ona yardım eli uzatan savcı Selim’in kızı Yağmur (Hafsanur Sancaktutan) ile aşk yaşayacağı gün gibi ortada. Medcezir’de olduğu gibi burada da ilerleyen bölümlerde neler olacağını üç aşağı beş yukarı tahmin etmek mümkün. Türkiye’de bu tip birbirini tekrar eden dizilere alışkınız fakat bu kadar kariyerli olan oyuncuların buna alet olması bu işi sadece para için yaptıklarını düşündürüyor.

Ali Atay Üzdü

Leyla ile Mecnun gibi efsane bir dizinin başrolü olan, ülkede yapılan komedi filmlerinin en iyileri arasında gösterilen Ölümlü Dünya’nın senaristliğini ve yönetmenliğini yapmış Ali Atay’ın böyle bir projede yer alması kendisinin bir hayranı olarak beni çok üzdü. Her ne kadar Medcezir’e kıyasla oyunculukları ve hikaye örgüsünü beğenmiş olsam da dizinin her sahnesi bana bir uyarlama olduğu hissiyatını veriyor. Peki biz neden özgün işlerden vazgeçtik ? İşler Güçler, Kardeş Payı, Leyla ile Mecnun, Behzat Ç. gibi özgün işler yaptığımız kafadan “Bunu yapalım nasıl olsa bu tutuyor.” kafasına nasıl geldik ? Dijital platformlar yaygınlaştıkça televizyonun bittiği söyleniyor fakat biraz önce bahsettiğim kadar güzel yerli projeye ben dijital ortamda henüz rastlayamadım. Benim kanaatim televizyonu dijital değil televizyon kendi kendini bitiriyor. Hint filmleri uzunluğunda bölümler, hikayelerin değil oynayan insanların değiştiği diziler olmaya devam ettikçe televizyonun bitmesi kaçınılmaz son. Peki dijitalde de aynı mantıkla iş üretilmeye başladığında, reklam bütçeleri televizyonunkini aşmaya başladığında ne yapacağız ? Bana sorarsanız yapımcılar ve oyuncular bu mantıkla devam ettikçe her bir bölümü 3 saat olan internet dizilerini önümüze atmaları pek de uzak görünmüyor.