VARLIĞIYLA SİZİ HAYRETLER İÇİNDE BIRAKACAK GEZEGENLER…

Hayal gücünüzü sonuna kadar zorlasanız bile aklınızın ucuna gelmeyecek gezegenlerin gerçekten de var olduğunu ve fantastik uzay filmlerinde dahil olamayacak kadar çılgın ve korkutucu gezegenlerin içinde neler barındığını öğrenmeye hazırsan başlayalım.

  • GJ 1214b: Okyanus Gezegen

Dünyanın en büyük okyanusu olan Pasifik okyanusunun ortasından etrafınızı seyrettiğinizi hayal edin. Gördüğünüz bir kara parçası bile yok, görüp görebileceğiniz her yer su. Anlattığım bu manzara GJ  1214b gezegeninin en iyi tarifi olabilir. Dünyamızdan 47 ışık yılı uzaklıkta bulunan bu gezegene gitmeyi düşünürseniz sizi bekleyecek olan manzara tam da budur. Hepimizin de bildiği gibi dünyamızın %70’i sularla kaplıdır. Fakat dünyanın kütlesini, bütün katmanları ile hesaplarsak, bu %70’lik bölüm dünya kütlesinin sadece %0.005’ini kapsıyor. GJ 1214b gezegenin toplam kütlesini hesapladığımızda ise bu oran yaklaşık olarak %10 olarak tahmin ediliyor. Dünyamızdan tam 6,5 kat daha büyük olan bu gezegende kara parçasına rastlamak neredeyse imkânsız. Dünyamızda barınan su canlılarını düşündüğümüzde insanın aklına GJ 1214b gezegeninde, o derin suların altında ne büyüklükte ve ne kadar sayıda canlının yaşadığı da gelmiyor değil.

  • HD 188753AB: Çift Yıldızlı Gezegen

Sadece bilim kurgu filmlerinde görebileceğiniz bir gezegenin gerçekte de olduğunu biliyor muydunuz? HD 188753ab gezegeni 2 güneşi ile tam bir görsel şöleni bizlere sunuyor. Dünyamızdan yaklaşık 150 ışık yılı uzaklıkta bulunan bu 2 güneşli gezegende yaşadığımızı düşünelim. Yürürken yerleri süsleyen 1 değil 2 adet gölgemiz olurdu. Her gün 2 farklı güneş doğumu ile güne başlayıp, 2 farklı günbatımı ile de günü bitirirdik. Bu 2 yıldız birbirleri ile sürekli kesişeceğinden güneş tutulma olayları sıradan bir doğa olayı olacaktı. Bu ikili gezegenimizde güneş doğarken ve batarken ortaya çıkacak muazzam görüntüleri izlemek için hemen HD 188753ab gezegenine ışınlanacak olsanız çok yüksek ihtimalle sıcak ve havasız iklim koşullarında dolayı ölümünüz kaçınılmaz olacaktır.

  • 55 CANCRİ E: Elmas Gezegen

Bu gezegeni tanımlamamız gerekirse söylenecek en net kelime muhtemelen “parıltı” olacaktır. Çünkü uzayda parıl parıl parlamakta ve bütün dikkatleri üzerine çekmektedir. Çünkü gezegen saf elmastan oluşuyor.  55 CANCRİ E gezegenini dünya ile kıyasladığımızda dünyamız, bu gezegenin yanında küçücük kalmaktadır. Gezegenin %33 lük kısmı saf elmastan oluşuyor. Bu da neredeyse gerçek anlamda bir dünya elmas demektir.  Karbonla kaplı bu gezegenin normalden fazla seviyede olan yoğunluğundan dolayı elmaslar saf halde bulunmaktadır. Eğer ki hemen çıkıp bu gezegenden elmas toplamak isterseniz, orada sadece 1 gün durup topladığınız elmasları dünyaya geri getirdiğinizi de düşünürsek, geldiğinizde takvimler 2100 yılını gösterecektir. Zaten bu gezegenden alıp geldiğiniz elmasları piyasaya sürdüğünüzde oluşacak elmas bolluğunda dolayı elinizdeki elmasların hiçbir değeri de kalmayacaktır. Benden tavsiye, bu muazzam gezegeni izlemenin tadını çıkarın.

  • TrES-2b

Uzayın belki de en ürkütücü gezegenine hoş geldiniz. Uzay araştırmacılarının bugüne kadar keşfettiği en karanlık gezegen olma unvanına sahip olan bu gezegen, o kadar karanlık ki, kömürden bile daha siyah olarak görünmektedir. Işığın %1’ini yansıttığını gözlemleyen araştırmacılar bunun nedenini henüz bulamadılar. Işık yansıtacak bulutların olmadığı ya da ışığı emen kimyasalların olduğuna dair kanıtlanmamış teorileri bulunmaktadır. Karanlığı seven ve orada yaşamak isteyen insanlar olursa eğer onlara üzülerek söylemeliyim ki bu gezegen ışık hızı ile yaklaşık 750 yılda gidilebilmektedir. Karanlığının ardında barındırdığı 1000°C’lik sıcaklıktan bahsetmiyorum bile…

  • HD 189733B: Rüzgâr Gezegen

Gördüğünüz en şiddetli kasırganın yarattığı endişe ve paniği hatırlıyorsanız, şimdi biraz daha korkabilirsiniz. Çünkü o hatırladığınız kasırga HD 189733B gezegeninde sıradan bir esintiden bile kat ve kat daha hafiftir. Gaz bulutundan oluşan bu gezegende güneşin gördüğü kısmın sıcaklığı 965°C iken soğuk tarafın sıcaklığı 700°C civarındadır. İki bölge arasındaki sıcaklık farkının az olması, yüksek hızda ve şiddetli esen rüzgarlardan ötürüdür. Burada saniyede hızı 10 kilometreye ulaşan rüzgarın hızı saatte 36 000 kilometreyi bulmaktadır. Ses hızının neredeyse 29 katı…

Dünyamızda bu zamana kadar kaydedilen en hızlı rüzgar Oklahoma’da kaydedilmiştir ve hızı saatte 580 kilometre olarak ölçülmüştür. Bu kaydedilen hız HD 189733B gezegenindeki normal bir esintiden 73 kat daha yavaştır. Eğer ki günün birinde bu gezegene giderseniz ve ayakta durmaya çalışırsanız aklınızda bulunsun, doğrulduğunuz an fırtınaya kapılıp uçmaya başlarsınız ve 60 dakika içerisinde bütün gezegeni uçarak dolaşmış olursunuz. Ancak rüzgarın hızından dolayı çekeceğiniz acıları hatırlatmak bile istemiyorum.

  • COROT 7B: Taş Yağan Gezegen

Yağmurlar, çoğu insanın içini ısıtmasıyla meşhurdur. Pek çok şair yağmurlu havada şiir yazmanın zevkinden bahseder. Peki her bir yağmur tanesini yerine koca koca taşlar yağsaydı? O zaman ne içimiz ısınırdı ne de bir şair çıkıp şiir yazabilirdi. İşte COROT 7B tam da bahsettiğim taş yağmurları ile meşhurdur. Karasal yapısı ve dağları ile de dünyamıza oldukça benzemektedir.

Gezegenin bir yarım küresi fazlasıyla sıcak, diğer yarım küresi ise sıcak tarafa kıyasla oldukça soğuktur. Sıcak olan kısmın yüzey sıcaklığı yaklaşık 2600°C’yi bulurken soğuk tarafın sıcaklığı 190°C’dir. Sıcak tarafın sıcaklığı, o bölgedeki bütün kayaları eritip buharlaştırmayı fazlası ile yettiği için kayalar buharlaşır ve kaya bulutlarını oluşturur. Bu kaya bulutları da rüzgârın etkisiyle soğuk tarafa geçtiğinde katılaşarak taş yağmuruna dönüşür. Günün her anında gökten devasa taşların yağdığı bir gezegende yaşadığınızı hayal edebiliyor musunuz?

  • HD 189773b: Cam Yağan Gezegen

Çok güzel görünüyor değil mi? Bu güzelliğin ardında korkutucu bir şeyler olabilir mi?

Dünyadan yaklaşık 63 ışık yılı uzaklıkta yer alan HD 189773b gezegeninin büyüklüğü Jüpiter’den biraz daha fazladır. Bu muazzam görüntünün ardında saklanan sıra dışı ve korkunç olay, rengini de alma sebebi olan silikatın (cam, çimento, kiremit birleşimi) ta kendisidir. Gezgende hızı saatte 8700 kilometre hıza ulaşan rüzgarlar hüküm sürmektedir. Bu hızı daha iyi anlamamız için, ses hızından 7 kat daha fazla da diyebiliriz. Şimdi biraz manzarayı hayal edelim. Bulutlar ufkun arkasından geliyor. Gök gürültüsü ile birlikte rüzgâr 8700 kilometre hıza çıkıyor ve yağmur başlıyor. Ama sıradan bir yağmur değil. HD 189773b gezegeninde yağmur, dikey cam parçaları olarak yağıyor. Neden cam yağdığına da değinelim. Bu cam yığınları atmosferin içinden geçtikten sonra aşırı yüksek ve sıcaklıktan dolayı silisyum parçaları sürekli esen rüzgârdan dolayı cam formuna kadar yoğunlaşıyor. Yağan camları bir kenara bırakıp sadece rüzgârı ele aldığımızda, dünyamızda böyle bir rüzgârın 1 saatliği bile her şeyi silip ortadan kaldırmaya yetecektir.

  • Gliese 436b

Kimya hakkında bildiğiniz en temel şey muhtemelen su ve ateşin birbirine zıt iki madde olduğu ve birbirleri ile temasları sonrasında erime ya da sönme olacağıdır. Bu temel kuralı hiçe sayarak varlığını sürdüren gezegen Gliese 436b’de buz ile ateş birlikte barınmaktadır. Yani ateşler içinde buz gezegeni de diyebiliriz. Gezegenin buzlu yüzeyi alevler içinde 439°C sıcaklıkta yanmaktadır. Bu oluşumu bilim adamları şu şekilde açıklıyor. “Gezegenin yer çekim kuvveti o kadar güçlü ki, bu çekim eriyen buzlu suyu kendi çekirdeğine doğru çekiyor, sağlam bir halde sıkıştırıyor ve ne kadar yanarsa yansın buharlaşmasını engelliyor.”

  • Wasb 12b: Cehennem Gezegen

Bu gezegenimize cehennem gezegen dememizin sebebi, gezegendeki sıcaklığın tahmin edilemeyecek düzeylerde olmasıdır. Wasb 12b isimli bahtı kara gezegenimizin çok büyük bir derdi bulunmakta. Kendi yıldızına çok yakın olduğundan dolayı yıldızı tarafından içine çekiliyor. Yıldız etrafında çok hızlı bir şekilde dönerken kütlesi de yıldızının içine parça parça çekiliyor. Wasb 12b gezegeni neredeyse Jüpiter kadar büyük olmasına rağmen her saniye yaklaşık 6 milyar metre küp ton kaybediyor. Bu kayıpları da onu son zamanlarda küre şeklinde görünmesinden ziyade yumurta gibi görünmesine neden oluyor. Gezegen hakkındaki son bilgimiz de orada geçen zamanla ilgili. Burada 1 yıl 26 saate denk geldiğinden, neredeyse her gün yeni yaşınıza girmiş oluyorsunuz.

Son olarak bir joker gezegenden de bahsetmek istiyorum. Bu gezegenin hikayesi sizi biraz hüzünlendirebilir.

  • CFBDSIR 2149: Bahtsız Gezegen

Bu gezegen ile aramızda yaklaşık 100 ışık yılı bulunmaktadır. Evrenin en hüzünlü gezegeni olarak adlandırılan CFBDSIR 2149 gezegeninin hikayesi şu şekilde;

Gezegenin Kahverengi Cüce ya da Serseri Gezegen olduğu düşünülmekte. Eğer kahverengi cüceyse, ömrünün başlarında yıldız olmak üzere iken yeteri kadar kütlesi olmadığından yıldız olamamış ve öylece kalakalmış anlamına geliyor. Eğer ki serseri gezegen ise, yıldız etrafında mis gibi dönerken sebebi bilinmeyen bir nedenden dolayı yörüngesinden fırlatılıp evrenin karanlığında yapayalnız ilerlemeye mahkûm edilmiş anlamına geliyor.

KAYNAKÇA:

https://www.wikipedia.org/

https://www.youtube.com/user/MrRuhicenet

https://www.space.com/

https://www.nasa.gov/