Varoluşsal Eylemler Silsilesi: Sürrealist Gezgin

Küçük hayatında, büyük rollere bürünmeye çalışan,

Maceraperest bir kalemin.

Hayalini yaşıyorken dizelerim,

Bir aynanın hayal dünyasındaysa, gerçeklerle bakışan,

Gözlerimdi, gözleri edasında,

Beni gören sizlerin.

 

Elimin içinde eldiven,

Eldivenimin içinde kalem elim.

Tuttuğu gökyüzünü,

Düşürürken kâğıda bir akşam.

Kapı arkasında kapı,

Kapımın önünde kapısız evim.

Eşikte pencere, sürgüsü ben,

 

Ah onu açıp bir baksam!

Bakmak görmek demek değil, senken kendini fırça sanan.

 

Resmin kendisi, ressamın simasındaki o renksiz resmim.

Uyuyan zaman akışı gibi,

Köşkümde düşlerken sırça takan,

Çünkü ben, beni betimleyen sözlerde yaşayan bir sürrealistim.

 

Mavinin sunduğu senfonide,

Sanki bir hissiyat, ayağa kalkan,

Ve dans ediyor gibi ağzıyla,

Ağzında ben duran sessizim.

 

Düşüncem, akan her toz zerresi evrende, bedenimken sabit kalan,

Bulutlarım, içine kapanık bir saf insan, güneşi tanrı sanan.

 

İlahi komedyadan kalan,

Sırıtan karanlıkken mimiklerim,

Ateşten yanaklarında mazlum katrelerim, tek tek damlayan.

 

Boşlukta var olan bir gezginken,

Her dizede dediklerim.

Ey gezgin! Ne diye boşlukta gezersin?

Diye serzenişlerim.

 

Annesinin elini, bir anda göremeyen bir çocuk gibi kaybolan,

Devasa bir güruhun ortasında ağlıyordu, tüm kaybedişlerim.

 

Bir asfaltta, toz pembe olan,

Ve iki yanı uçurumken görünmez olan.