Yeniden Doğuş: 18 Mart Çanakkale Zaferi!

Ey! Şu kapkara toprağın al al kırmızısı,

Hayır! Bu anlattığım bir enkaz-ı beşer değil,

Bir gurur-u şehadet manzarası.

 

Kol kola yürüyen yedi yüz bin kişi,

Ne bir korku ölümden, ne bir arzu ömürden,

Bir meretebe ki sanarsın hepsi azrailin eşi.

 

Ey! şu huzurun beşiğinde uyuyan her bir şehit,

Bir uyku ki bu beraberliğin tek timsali,

Bir şiir ki bitmez mısralara döksen ne dörtlük ne beyit.

 

Siz ab-ı kevseri içince o cennette ki nehirden,

Refaha kavuşan bu vatanın ve her inananın,

Farkı kaldı mı o denizcideki düğümden.

 

Ey! Şu asuma el uzatan sevgili bayrak,

Üst üste koysalar da tüm gökdelenleri var mı böylesi,

Gerisi bir kuş gibidir, bulutlar üstünde gezer aylak.

 

Bilin ki bu yüksekliğe, Seyit Onbaşı’nın sırtı zemin,

Aile, kardeş, dost, sevgili, arkadaş,

Sanki millet denilen bahçemizde her biri, birer yasemin.

 

Ey! Şu cenkli zamanların gebe kaldığı huzuru seyir,

Peki var mı o deniz gözlüm gibi büyü bir ebe?

Bırakılan böyle baki iz, bir ülke seksen bir şehir.

 

Tek bir vücut oldu o kırmızıya boyanan toprak,

Huzur, dostluk, beraberlik ve böyle bir bağ,

Lisan ağacında yeşil değil, kırmızıdır her yaprak.

 

Ey! Şu geri taş zeminin al kırmızısı,

Hayır! Bu anlattığım yerde yığılmış cesetler değil,

Ayağa kalkan bir milletin,

yeniden doğuş manzarası!