ZAMANSIZ ŞİİR

Doğru
Yaşamayı unuttuk bir ara
Kendini alan götürdü bizden çabuk çabuk
Ve biz zamana bıraktık diye değil
Bırakılan zaman diyeydi bu bizdeki ağırlık
Her yemek sonrası çöken
Gibi olgunlaştıran uykuyu
Gibi kaldıran yerinden
Ve yatağa yatırılan değil
Kulağıma sesler geliyor
Az buçuk banka kuyruğu
Merhabalar
Gürültüler
Beni yıka ‘ yazdığım arabaların anahtarları  ve camları
Çok güldüğüm muhabbetler
Bir adamın ölüsünün / yürüyüşündeki yaşama hevesi
Ve ağzında küfürü
Sokaklar
Caddeler
Sopası bir kavganın
Yani böyle ortaya karışık bir alıntıyız biz
Yani ben böyle yapıyorum
Düşünme yine sen
Doğru diye yazıp başladığımız her şey
Bize unuttu dedim / sonra hep tek farkımız bu
Ve elindeki aynaydı bu hayatın
Bu kurşun sesi
Vuruşmalar
Bağırışlar
Çok kan
Çok karışan meydanlar
Gelme de anlayalım demiyorum bak
Olursa şiir
Ayağına çok dolaşan bir kedi olur
Olursa da bir kötü
Bir iyi diye payladığım saat dilimleri
Coğrafya
Defter kenarı
Üçgen
Kare
Yuvarlak
Birtakım mesafeler
Algılar
Her şey kendini alıp götürüyor bak çabuk çabuk
Ve hakkımıza girilmemişse
Olur bir can sıkıntısı
Olur arka cepte bir ayna
Günün sonuna kalırsak eğer canım
Bu zamansız bir şiir olur